Seyir Defteri


Demokrasi herkese lazım mı? Gerçekten mi? Yazdır E-posta

democracyNeo-liberalizmin radikal siyaset unsurlarını tasfiye planı Öcalan yakalandığından bu yana TSK’yı işaret ediyordu - önce de radikal sol, İslamcı ve ülkücü hareketi. Nihayet vakti geldi ve belki de AKP kapatılmadan bu hesabı da kapatmak istiyorlar. 1 Temmuz’da Kıbrıs’ın iki lideri Talat ve Hristofiyas tek devlet tek vatandaşlık konusunda görüş birliğine varıyor ancak TSK’dan çıt çıkmıyor. İşte tasfiye planının başarısı budur. Mecali kalmamıştır TSK’nın.

 
İktidarın geometrisi çemberin dışı Yazdır E-posta

İktidar bir yer değiştirme sanatıdır. Koordinatların yeniden ayarlanması, pozisyonların sürekli kodlanması, eski kod sahiplerinin yerlerinden edilmesi ve yeni kodların eskilere geçirilen ambalajlarla paketlenmesi. Sanat, bu paketlemedeki ustalıktır. Sorunsa şudur: üzerinde kıyametin koptuğu bu çember nereden gelir?

 
Türkiye kaldığı yerden devam ediyor: Dön dünya dön Yazdır E-posta

gulenÜlkemizde neler olduğundan uzak kalmayalım diyerek bir potburi hazırladık ve çok da ilgi çekici olmayan bir manzara çıktı karşımıza: "Tabloya bakıyorum da bu sorunu çözse çözse Fetullah Gülen gibi bir derin düşünce adamı ile Mustafa Koç gibi bir sağduyu çözebilir diyorum. Diğerlerine de babalarının mirasından bir şeyler düşer elbet. Vatandaş da çok sıkışırsa sokağa çıkmaz olur biter. Ne güzel bir memleket oluruz o zaman gerçekten de…"

 
İki portre bir memleket: İyi ki varsın Necmi Abi Yazdır E-posta

Malum ve ne mutlu ki Türkiye de, uygarlık tarihinin en şanlı ülkelerinin (ABD ossun, AB ossun) aralarında yerini almaya doğru tam gaz ilerliyor. Ülkeyi kimlerin gaza getirdiğiyle ilgilenmekten, bazen gözümüzün önünde olup biteni göremiyoruz. Oysa aramızda bir Matrix kahramanı bile var

 
Hınç insanları vs Zebercet Yazdır E-posta

Bizim gibi tuhaf, bizim gibi dengesiz, bizim gibi umutsuz, bizim gibi mucit, bizim gibi şekilsiz, bizim gibi dramatik bir oyun oynadı Türkiye ulusal takımı, Avrupa Şampiyonası’nda. Ulusal kimliğine  yaklaştıkça başarısı da arttı, trajedisi de.

 
"HALELUYA" ; Bize Neler Oluyor?.. Yazdır E-posta

Ses çıkaracak, gürültü yapacak insanlara duyulan ihtiyaç, eskisinden daha fazla dayatıyor kendisini. Çığlık atan bu insanlara minnet duyuyoruz ve duyacağız. “Siyaset Esnafları”ndan arta kalan onura ihtiyaç duymayan bu insanlar için utanmak geride, reddettikleri erkekliklerine rağmen artık imkansızdır. 

 
Cumhuriyet'in yaratmadığı travma: Ortada kuyu var yandan geç Yazdır E-posta

85 yıllık Cumhuriyet bize bir şey öğretti. Ortada kuyu varsa yandan geçmeyi. Bu da bize bir şey sağladı: hayatla barışık kalma gücünü. Bu güç bizden bir şey aldı: yaşam istenci. Bu bizi esir etti: travmanın esirleri. Esaret bizi bir şeye zorladı: Travmaya karşı bağışıklık kazanmaya... Ve başlangıç olarak değil, bir sonuç olarak hiçiz artık.

 
Yalnız ve güzel ülke: Ulumalar zinciri Yazdır E-posta

16 haziranİsviçreli "Türk"ler ve Mehmetleşen Aureluo, Humeyni ve Atatürk, Dağlıca ve Hakkari, Varşova Paktı ve AB... Yalnız ve güzel ülke denilen yer burası işte. Yalnızlaştırmalar ülkesi. Bu kadar çok yalnızlık olan ülkede, güzellikten bahsetmek için bir 16 Haziran daha görmek gerektir.

 
Hijyenizm, Şiddet ve Deniz Gezmiş Yazdır E-posta

Ferhat Kentel ve Rasim Ozan Kütahyalı'nın Deniz Gezmiş'e bakışlarında açığa çıkan panoptik rasyonellik örüntüleri, bu iki kişinin de ruhsal ve bedensel varlıklarının, “devrim çağrısı”nın -68'lerde olduğu kadar güçlü olmasa da varolmaya devam eden- güncel titreşimlerine kapalı olmalarının bir tezahürü olarak anlamak gerekiyor. Oysa, her türden “hijyenik toplum” savunucularına inat, Deniz Gezmiş, halen, ipi en önce göğüslediği yerden “kirlenmek güzeldir” diyerek seslenmeye devam ediyor. Tabii duyabilene...

 
Tek yol neden devrim? Yazdır E-posta

Hani şimdi biz / bir peri masalı dinler gibi seyrederiz / ışıklı caddelerde mağazaları, / hani bunlar / 77 katlı yekpare camdan mağazalardır. / Hani şimdi biz haykırırız / Cevap: / açılır kara kaplı kitap: / zindan./ Kayış kapar kolumuzu / kırılan kemik / kan. / Hani şimdi bizim soframıza / haftada bir et gelir. / Ve / çocuklarımız işten eve / sapsarı iskelet gelir..

 
Fantazya'nın kusmuğu, gerçeğin tükürüğü ve yarabbi şükürler Yazdır E-posta

Gerçekler, fantazmalar ve haki zemberek. Elini verenin kolunu kaptırdığı, feleğin tekerine çomak sokanın boynundan asıldığı bir düzenek bahsettiğimiz. İnsanın, ferah, neşeli ve sevinç dolu bir dünyada yaşamak yerine; alabildiğine gri bir dünyaya esir edilmesi. Duyduğu tek şey şudur insanın boşlukta: o benim, o benim, o benim. Ve dönüşümü: ben oyum, ben oyum, ben oyum. Öyleyse soralım ona, başka bir şey duymak mümkün değil midir? Yoksa buna da şükür müdür?

 
Liberal mi ortodoks mu? Sizin solunuz hangisi? Yazdır E-posta

Solcular ne yapmasa da ne yapsa. Bir kaç atış, bir öneri.

 
ÖSS ve karşıtı mücadelenin anlattıkları Yazdır E-posta

Gençlerin ÖSS karşıtlığını hayatın monotonluğuna ve eşitsizliğine karşı mücadelede birleştirmek soyut yıkıcı söylemin değil, reel ve kurucu politik etkinlikle mümkün görünüyor. Bu politik kuruculuğun ilk düzlemi de teorik olandır. Yıllardır, ülkedeki makro gündemlere karşı teorik (ya da gerontokrasinin tezleriyle) açılımlar yapan gençlik, neden kendi ‘gerçek’ alanına dair teorik açılım geliştirememektedir?

 
Tanju Çavuş'tan Demet Akalın'a Türkiye atlası Yazdır E-posta

telekulakMemlekette neler oldu neler, şu son bir hafta on gün içinde. Dinleme skandalları mı istersiniz, keçiye tecavüz mü, hükümetin Kürtler’i gaplaması mı, Kürtler’in artık TRT’de Kürtçe’yi zaplayabilecek olması mı, Marks’ın dini mi, Tanju Çavuş mu, Demek Akalın’ın Diyarbakır sözleri mi, Çarşı’nın ‘tasfiyeci dalgaya’ kendini kaptırması mı... hangisini isterseniz yanar dönerli meyve tabağıyla alabilirsiniz önünüze. Kan pahasına komedinin tadını çıkarmak, sizin elinizde.

 
Ultra-milliyetçi kale Trabzon Yazdır E-posta

trabzonLe Monde: "İstanbul’da öldürülen Ermeni kökenli gazeteci Hrant Dink’in katil zanlısı Ogün Samast’ın doğum yeri Trabzon’daki yeniyetmelerin bu sözleri, bu külrengi ve yağmurlu kentte hakim olan iklimi açığa çıkartmakta. İşsizlik ve mafyanın pençesinde kangrenleşmiş, ateşli silahlar kültürüyle tüm ülkeye ün salmış bu Karadeniz limanı, aşırı milliyetçi bir bölge."

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 25 Toplam: 77