Mimesis
Kültür ve sanat

'Ankara' romanında kadın sorunsalı Yazdır E-posta

ankara“Yakup Kadri gerçekçi bir yazar. Anadolu’nun en sıkıntılı döneminde bile umudunu yitirmemiş. İnsana ilişkin, topluma ilişkin güzel bir dünya düşü olan yazar. Eline kalemi aldığı zaman toplumsal gerçekleri göz önünde bulundurarak oluşturmuş romanlarını. Ama Ankara romanında Kurtuluş Savaşı’yla başlayan sürece öznel bakıyor. Sorduğu soru doğru: Anadolu’yu bu sömürücülerden, bu kan emicilerden nasıl kurtarırız? Çözüm: ‘Kemalizmin topraklarımıza iyi bir şekilde uyarlanmasıyla.’ Çözüm yanlış. Yakup Kadri gibi milyonlarca insan sorunun bu şekilde doğru çözümleneceğine inandı. Bu yüzden o dönemi, o dönemin insanını anlamak bakımından, Ankara romanı son derece gerçekçi bir romandır.”

 
Şiir / İsmet ALICI Yazdır E-posta

şiir...

İsmet Alıcı

 
Kahve falı Yazdır E-posta

öykü...

 

 
Üç İstanbul romanında İttihat ve Terakki Yazdır E-posta

üç istanbulBir romanın gücü, çağının en yakıcı sorunlarını en gerçekçi ve en yalın biçimde dile getirmesinden gelir… Mithat Cemal Kuntay’ın yazdığı Üç İstanbul romanı 1900’lerdeki Osmanlı İmparatorluğu’nu ve o dönemde ortaya çıkan İttihat ve Terakki’yi anlamak bakımından iyi bir kaynak.

 
Giz Yazdır E-posta

Belki büyük bir gizin büyülü karanlığı yırtacak aç ellerini… belki –öğrendikten sonra hiçbir “giz”in sihri kalmaz- beklentilerini karşılayamaz, yarım kalırsın. Belki… umarsız bir söylenceye düşersin. Bu benimle ilgili değil, “biz”imle ilgili. Belki, ağırlığı örter “giz”imin; dolamazsın, etin ağlar, yüreğin burkulur. Sana bir “giz” versem, saklar mısın?...

 
Büyünün bittiği eşik: Yumurta Yazdır E-posta

Filmin sorgulattığı belki de şu: Anlamla yüklü hayatların bizzat anlamsızlığı yaratan tek düze döngü olduğu. Bizi hasta ettiği ve büyü yokluğunun, bin yıllardır büyü varmış gibi yaşayan biz insanlara köpekleşmeyi istettiği. Bir köpek kadar ‘bile’ arzularından-olduğu gibiden ibaret olamayan insanın, insan olarak aldığı hali. Kuyuları ve eğirme tellerini. Bir insanın hayatı başka nerede anlatılabilir ki?

 
Keramet Yazdır E-posta

Ve kirlendi zaman. Kahinler, dünyanın sonu geldi dediler. Bir başkası medeniyetleri boğuşturdu. Ve insan, alık alık saatini kurmaya çabalıyor. İnsan’ın acıları unutma hızı, ışık hızını geçti. İnsan, zamanı süratle yenme kavgasında.

 
sen gelince Yazdır E-posta
 
Şair, Kahin ve Ajitatör'ün doğuşu Yazdır E-posta

Şiirin tıkanan damarları nasıl açılacaktır? 21. yüzyila girerken Türk şiirinin en büyük tartışması, cevaplanamayan sorusu, krizi buydu. Şiirin bu varoluş problemi Türk entelijensiyasının pespayeliği ve konjönktürle birleşince Mehmet H. Doğan’ın yüzyılın ‘Büyük Türk Şiiri Antolojisi’ kitabı ile Türk edebiyatının geleceği sorunu yüksek sesle ve oldukça kavgalı bir şekilde tartışılmaya başlandı. Şu söylenebilir: bu tartışma böyle bir içerik taşımıyordu. Orada tartışılan bazı yayınevlerinin, eleştirmenlerin ve şairlerin tutumuydu, şiirin kendisi değildi. Bunda şüphesiz itiraz edilecek bir yan yok.

 
Burjuvazinin İhtiyatlı Cazibesi ve Özgürlüğün Hayaleti Yazdır E-posta

filmİspanyol sürrealist yönetmen Luis Bunuel’in ‘Burjuvazinin İhtiyatlı Cazibesi’ ve ‘Özgürlüğün Hayaleti’ isimli iki filmi, sanıyorum ki yönetmenin sinemasına göz atmak için oldukça zengin. İkincisi, Salvador Dali’nin film arkadaşı Bunuel’in film anlayışını anlatmak, ilki Bunuel’in gözünden burjuvaziyi anlatmak için

 
Berrin Taş Şiiri 2 Yazdır E-posta

berrin taşSokak tüm sınıfların karşılaştığı yerdir. Varsılların da, yoksulların da sokakları vardır. Berrin Taş’ın şiiri sokaktan beslenir demiştik. Eksik söyledik. Berrin Taş’ın şiiri yoksulların sokaklarından beslenir. Bu bir seçimdir. Şair durmaksızın seçim yapmaz zorundadır.

 
Yoluyla 'YORDAM'ıyla yol gösteren bir yayınevi Yazdır E-posta

yordam kitapKitabın metalaştığı, yayınevlerinin içeriksiz, sabun köpüğü kitapları çoksatar süsüyle "pazar"a sunduğu bir yayın ortamında marksizmden beslenen, ilerici insanlık birikiminin değerlerini okurlara sunan bir yayınevi var: Yordam Kitap.

 
Kazım için bir film Yazdır E-posta

kazim için bir filmÜmit Kıvanç’ı “Kazım İçin Bir Film” yapmaya iten en önemli neden, Kazım Koyuncu’yu “bu memleketin en çok ihtiyaç duyduğu insan tipinin harika bir örneği” olarak görmesi.

 
İki kadın iki film: Yazdır E-posta
İlki Kadın İki FilmDogville ve Dönüş, Türkan Şoray ve Nicole Kidman

Grace babasının gücüne iyiliğe yaslanarak direnmektedir. Gülcan, ağanın gücüne iyiliğe yaslanarak direnmektedir. Ancak ikisine de büyük darbeyi ‘iyi insanlar’ indirir.

 
12 Eylül Erken İniyor Fatsa'ya Yazdır E-posta
fatsa gerçeği"Karaborsaya geçit verilmeyen, fındık üreticilerinin borç köleliğinden kurtulmasının sağlandığı, kadınların kocalarından dayak yemesinin önlendiği küçük bir kasaba Fatsa. Erkeklerin kumar oynamayı bırakıp tiyatro oyunlarına katıldığı, okuyan, tartışan, irdeleyen, gülen insanların kasabası Fatsa. Belediye yönetiminde doğrudan demokrasinin uygulandığı, halk komiteleri aracılığıyla mahallelerde tespit edilen sorunlara birlikte çözüm üretildiği, sekiz ay gibi kısacık bir zaman diliminde yıllardır çözülmemiş, çözülmeyen sorunların birlikte çalışarak çözüldüğü küçücük bir kasaba." Eylem CAN, Unutturulanlar/Fatsa Gerçeği belgeselinden yola çıkarak işte bu kasabanın, Fatsa'nın öyküsünü anlatıyor.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 25 Toplam: 41