Sibel Özbudun
Açlar ordusu yürüyor... Yazdır E-posta

Siz bakmayın, dünya nüfusunun beşte birini teslim alan açlığı dünya hükümranlarının ve onların denetimindeki yardım kuruluşlarının palyatif bağış kampanyaları, Çokuluslular medyasının da “yağmur yağmadı, böyle oldu” magazinciliğiyle geçiştirme gayretlerine. Günümüz açlığı yapısaldır, kroniktir ve tabanı durmaksızın genişlemektedir; nedeni ise tektir: bizatihî, yoksulluğun tabanını durmaksızın genişletirken, serveti giderek daralan bir kesimin elinde ölçüsüzce yoğunlaştıran neo-liberal kapitalist sistemin işleyişi…

 
"Devrim" ve "Kültür" üzerine çerçeve düşünceler Yazdır E-posta

Son yirmi yıldır süregiden tartışmaların ve hegemonik söylemlerin “Devrim” kavramıyla birlikte ele alınmasını en sorunlu kıldığı alanlardan bir tanesi de hiç kuşku yok ki, “kültür”dür. Bu, büyük ölçüde, “kültür” üzerine düşünme konusunda kendini neredeyse “tekel” ilan eden ana-akım ABD sosyal biliminden kaynaklanan ve hâlâ “devrim”i güncel görenler açısından, aşılması zorunlu bir sorundur.

 
Kuşatma altındaki üniversite(ler) Yazdır E-posta

Türkiye’de genel olarak eğitim, özel olarak da yükseköğrenim üzerinde, hele ki “Üniversitelerde özgürlük ve demokrasi sorunu” bağlamında düşünmek, ister istemez erken Cumhuriyet dönemi Türk fikrî tarihi, ve özellikle de bu tarihin kurumsal veçheleri üzerinde düşünmeyi gerektirir. Çünkü bu tarihe kısa bir bakış dahi, Türkiye’de üniversite yaşamının raison d’etré’inin, yani varlık nedeninin -ya da dilerseniz yapılandırıcı mantığının- Cumhuriyet tarihi boyunca değiş(e)mediğini ortaya koyacaktır.

 
"Devrim" ve "Kültür" üzerine çerçeve düşünceler Yazdır E-posta

Değişimsizliğin sosyologu Talcott Parsons, bir makalesinde, Amerikan toplumunu bütünleştiren en yüksek değerlerin (enstrümantal aktivizm, Weber’in münzevî Protestanlığı), yani Amerikan kültürünün Amerikan tarihi boyunca hiç değişmediğini yazabilmişti…

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 12