Her ayın 1'indeHer ayın 15'inde
|
|
Yüksel Akkaya
|
|
“Resmi sol tarih” için 15-16 Haziran Başkaldırısı büyük bir zaferdir! Bu olaya yönelik yazıların tüm özeti bu “sihirli” cümlede vücut bulur!.. Doğru mudur? Kısmen!... Kısmen ya da tamamen doğru olup olmaması önemli değil, önemli olan “resmi sol tarihte” bu büyük başkaldırının yeterince anlaşılamamasıdır. Anlaşılamadığı için de önemli dersler çıkarmak, yeni politikalar oluşturmada bu eylemi rehber almak yerine, bildik, sıradan zafer şarkıların anlatıldığı bir hikaye uydurulmuştur. |
|
|
Temel Demirer
|
|
“Futbol”... Büyük bir çoğunluğun hayatındaki, “masum” ve “olağan”mış gibi sunulsa da, “sadece futbol” olmayan, olması da mümkün olmayan şey... “İyi de, o ne” mi? |
|
|
Varlık Özmenek
|
|
Şimdiii… 3 Temmuz Sivas’ı… 15 yıl sonra ilk kez yazabilmeye yanıyorum. Madımak. (pardon!) Çalışacağım. Daha bir ay kadar var ama anca yazar sorarım |
|
|
Haluk Yurtsever
|
|
“Ekonomizm” işçi sınıfı ve sosyalist hareketin doğuşundan bugüne, kendini her durumda yeniden üreten, ekonomi ile siyasetin birbirinden ayrılığı varsayımından kaynaklanan bir eğilimdir. Bu sorunun kaynaklarından biri, hiç kuşku yok, kapitalizmin kendi ekonomi politiğini kurarken ve ekonomi-üretim alanına ekonomi dışı araçlarla müdahale ederken, işçi sınıfına ve topluma bu ikisini birbirinden ayrı alan ve etkinlikler olarak gösterebilme ve dayatma becerisidir. |
|
|
Varlık Özmenek
|
|
Yurtta ve Dünyada gündem ‘Büyük Kriz’e göre hassaslanıyor. Siz bakmayın Türkiye’nin ‘küçücük fıçıcık / içi dolu turşucuk’ görünürdeki gündemine; şartlar da, özlem de, çare de yükseliyor gerçekte: . Büyük İnsanlığın “1 Mayıs”larına… Nehirler cetvel değildir ki, dümdüz aksın. 1 Mayıs, uygarlığın, birimi, ölçeği, Büyük İnsanlığın evrensel, sonsuza yükselen şelâlesi. Soru(n) şu sıralar yurtta ve belki de dünyada en çok duyulan eğlenceli soru: . Var mısınız? . Yok musunuz? |
|
|
Temel Demirer
|
|
‘68 üzerine 30. yıldönümünde uzun uzun yazmıştık,[3] şimdi de 40. yıldönümünde ‘68 konusunda birkaç noktanın altını çizmek istiyorum. Öncelikle unutulmaması gereken asli nokta şu: ‘68 bir başkaldırıydı... Paris’ten yükselen “Başka bir dünya” talebi dört yanda yankı bulmuştu. Yani 1968’de bahar, isyan ateşiyle birlikte gelmişti. |
|
|
Sibel Özbudun
|
|
Türkiye’de genel olarak eğitim, özel olarak da yükseköğrenim üzerinde, hele ki “Üniversitelerde özgürlük ve demokrasi sorunu” bağlamında düşünmek, ister istemez erken Cumhuriyet dönemi Türk fikrî tarihi, ve özellikle de bu tarihin kurumsal veçheleri üzerinde düşünmeyi gerektirir. Çünkü bu tarihe kısa bir bakış dahi, Türkiye’de üniversite yaşamının raison d’etré’inin, yani varlık nedeninin -ya da dilerseniz yapılandırıcı mantığının- Cumhuriyet tarihi boyunca değiş(e)mediğini ortaya koyacaktır. |
|
|
Sibel Özbudun
|
|
Değişimsizliğin sosyologu Talcott Parsons, bir makalesinde, Amerikan toplumunu bütünleştiren en yüksek değerlerin (enstrümantal aktivizm, Weber’in münzevî Protestanlığı), yani Amerikan kültürünün Amerikan tarihi boyunca hiç değişmediğini yazabilmişti… |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 19 - 36 Toplam: 106 |