Her ayın 1'inde

Varlık Özmenek , Sungur Savran , Fuat Ercan , Haluk Yurtsever , Ahmet Soner, Ragıp Zarakolu

Her ayın 15'inde

Afşar Timuçin, Necati Sönmez, Haluk Gerger, Yüksel Akkaya, Temel Demirer, Sibel Özbudun, Eren Keskin

 




'Evcilleşmiş felsefe, felsefe değildir' Yazdır E-posta
Afşar Timuçin

Afşar Timuçin'le söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Filozofların ve felsefenin kurulu düzenle ilişkisi, üniversitede felsefe yapmanın olanakları, toplumun felsefeyle ilişkisi, konuştuğumuz konular arasındaydı. Söyleşiye arkadaşımız Ebru Aktel de katıldı.
 
Tanrı Bizi Kendi Şaronlarımızdan Korusun Demistik 2002'lerde... Yazdır E-posta
Ragıp Zarakolu
Tanrı Bizi Kendi Şaronlarımızdan Korusun Demistik 2002’lerde...
 
Terk etmeyi düşünenler terk edenler Yazdır E-posta
Ragıp Zarakolu

Fazıl Say’ın, Orhan Pamuk gibi ettiği tek bir cümle gündemden inmiyor. Ama bu konuda yalnız değil. Sinagog kıyımlarından ve birkaç esrarengiz cinayetten sonra, birçok Yahudi ailenin hiç olmazsa çocuklarını dışarı yollama konusunu ciddi olarak tartıştığını biliyorum. Hrant Dink cinayeti birçok ailenin, yeniden geleceğe endişe ile bakmasına neden oldu. Ve ilk defa, modernist çevreler, ülkede görülen sessiz hegemonya değişimi karşısında gitmeyi düşünmeye başladılar.

 
"Ulusalcı sol"un sefaleti Yazdır E-posta
Sungur Savran
Türkiye sosyalist solu ve Kürt hareketi, 5 Kasım’da Beyaz Saray’da yapılan anlaşmadan ve Aralık ayında Irak’ın kuzeyinde PKK hedeflerinin bombalanması sırasında ortaya çıkan tablodan sonra mutlaka bir bilanço çıkarmak zorunda. Türk solunun kendine “ulusalcı” diyen kanadı ile yurtsever/vatansever görevleri politikasının ekseni haline getirmiş olan akımlarının verecek hesabı var. Kürt hareketinin ise kendi kendiyle ciddi bir hesaplaşmaya ihtiyacı.
 
Sol ve Gündem Yazdır E-posta
Haluk Yurtsever

 “Sol” kavramı 1789 Fransız Devrimi ile birlikte kullanılmaya başlandı. Halk temsilcileri meclisin sol tarafında oturduğu için onlara “solcu” denildi. O dönemin orta sınıfı olan burjuvazi, iktidara yürürken emekçileri, köylüleri de peşinden sürüklüyor, “halkı” temsil ediyordu. Ayakları üzerinde dikildiği, yöneten sınıf olduğu andan itibaren gericileşti. “Sol” kavramı, işçi-emekçi sınıfların dünya görüşü ve hareketi anlamında yeni bir içerik kazandı.

 
Bağımsız sinema nedir? Yazdır E-posta
Ahmet Soner
“Bağımsız sinema” sözünü ilk kez 1960’lı yıllarda duymuştum. John Cassavetes’in ilk filmi “Shadows” (Gölgeler) için söyleniyordu bu söz. Nedeni şuydu; Yönetmen Hollywood dışında, New-York’da çekmişti filmi ve arkasında sinema tekelleri yoktu.
 
Müslüm Baba MARX'ın KAPİTAL'İNİ Öğretiyor-I Yazdır E-posta
Fuat Ercan
babaK.Marx’ın Kapital’i yazışının üzerinden 140 yıl geçmiş. Üzerinden 140 yıl geçtiği halde bu eserin genel olarak dünyayı ama özelde ise Türkiye’yi düne, geçmişe nazaran daha iyi açıkladığını düşünüyorum.
 
Mavi Defter'e Emek ve Dilek Yazdır E-posta
Varlık Özmenek

“yürekte, kitapta

            ve sokakta yenebilmek yalanı”

Gazetelerinde kelime kelime ve tırnak içinde; “Devletin boşluğunu medya doldurdu” başlığı okunabilen bir ülkede bu tesbitin yapıldığı tarihten 11 yıl sonra e-medyada Mavi Defter açmak kolay şey değil;  temel insanlık hakkı ve sorumlulukları gerektiren yaşamsal bir eylem.

 

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 91 - 106 Toplam: 106