Hak yok merhamet birazİsrail’in ‘verimlilik’ konusundaki soğukkanlı uzmanlığına tüyler ürpertici bir şahitlik… İnsanların kanser hastası olması nasıl bir fırsata dönüştürülür? Her şey ama her şey nasıl ‘faydalanılacak’, ‘düşmanı terbiye edecek’ bir nokta haline getirilir, tedavi olması gereken Filistinlilerden nasıl bilgi alınır? Bir düşmanla savaşmak, bir halkı boyunduruk altına almak, en karlı, en faydalı hale nasıl getirilir? Muhammed ÖMER’in The Electronic Intifada internet sitesinde yayımlanan, 22 Ocak 2008 tarihli yazısından Barış YILDIRIM çevirdi:
76 yaşındaki Musatafa el-Cemal, kapı kapı gezerek, oğluna ilaç bulmak için yardım arıyor.
Evde, 53 yaşındaki oğlu Yahya el-Cemal hareketsiz yatıyor. Şimdilik, yanındaki oksijen tüpü onun yaşamını sürdürüyor.
“Oğlumun koşulları kötüleşmeye devam ediyor” diyor Mustafa. “İki aydır, ilaç için bekliyoruz.”
Geçtiğimiz yıl Mustafa’nın 44 yaşındaki kızı, 6 çocuk annesi meme kanserinden öldü. İyileşiyordu ancak İsrail kuşatması sağlanan ilaçları kesti ve ondan sonra onu kimse kurtaramadı.
Mustafa aynı şeyin yeniden olduğunu söylüyor. Yahya’nın kanseri böbreğinde başladı, sağ akciğerine yayıldı şimdi de karaciğerini etkiliyor.
Geçtiğimiz yıl 20 Temmuz ve 2 Ekim tarihinde iki kez Yahya’nın Tel Aviv’deki Sourasky Tıp Merkezi’ne gitmesine izin verildi. İkinci ziyarette, hastane aileye 35 bin 500 şekel (9 bin dolar) değerindeki 28 tablet verme konusunda görüş birliğine vardı.
Bir İsrail hastanesine transfer edilmesi, Yahya’ya yeniden ilaç ve umut verebilir, fakat İsrailli yetkililer, oksijen tüpü güvenlik riski oluşturduğundan tıbbi bakım için izin vermeyi reddediyor.
Yahya’ya daha önce verilen ilaçlar bağış değildi; İsrail, hastanelerinde tedavi ettiği Filistinli hastalar için verdiği ilaçların maliyetini Filistin Yönetimi adına topladığı vergilerden kesiyor. İsrail, bu tip ödemeleri hibe etmekten ziyade saklıyor. Filistin Yönetimi ne zaman mümkün olursa ilaçların bedelini ödüyor.
Şimdi İsrail, Gazze’yi ‘düşman varlık’ ilan etti, sınırlarını kapatarak, Gazze’dekilerin İsrail, Ürdün, Mısır ve Batı Şeria’daki hastanelere gitmesini engelledi.
İsrail sınırlarını kapadı çünkü Gazze, İsrail’i tanımayan bir Hamas parti hükümetini seçti.
Uluslararası toplumun ve İsrail içindeki binlerce insanın çabaları bir miktar ilacın yollanması için İsrail’i zorladı. Ancak devam eden kuşatmanın neden olduğu kaos, kötü dağıtıma neden oluyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Khaled Radi “72 insan ilaç yokluğu ve tıbbi bakıma erişmelerine izin verilmediği için öldü.” Onların arasında kadınlar, yaşlılar ve çocuklar vardı.
Radi, Gazze’deki hastalara gerekli tıbbi bakıma izin vermesi için uluslararası topluma İsrail üzerinde baskı kurma amacıyla ‘acil eylem’ çağrısı yaptı.
“Eğer yeterince ilaç olsaydı, Cemal’in durumu şu anda olduğu kadar kötü olmazdı” diyor, onu tedavi eden doktorlardan Dr. Iman Abu Quan.
Dr. Quan, Cemal’i tedavi ettiği Gazze’deki hastanede 5 kanser hastası için iki radyoloji odası olduğunu söyledi. Bu açıkça yetersiz. Doktor, ‘ayrıca yatak yokluğu, hastaları, kendilerine gelmek için evlerinden getirdikleri battaniyelerle yerlerde uzanmak zorunda burakıyor. Bakıma ihtiyacı olan diğerlerinin ise gitmeleri isteniyor. Bunun anlamı, gerçek bakımın genellikle mümkün olmadığı.
İsrailli yetkililer, genellikle tıbbi bakıma erişim karşılığında güvenlik garantisi çıkarmayı deniyor.
İnsan Hakları için Doktorlar örgütünün İsrail sözcüsü Miri Weingarten “Bizim bildiğimiz çoğu durumda, güvenlik temiz belgesi ve çıkış izni olan bir çok insan İsrail gizli servisi [GSS, Şabak] tarafından Erez geçişinde sorgulanıyor ve bakıma erişmenin bir koşulu olarak şüpheliler hakkında bilgi vermeleri isteniyor. Eğer bilgi vermezlerse, Gazze’ye geri gönderiliyorlar ve kendilerine bir daha izin verilmeyeceği söyleniyor.”
Weingarten’da bu tür pek çok olayın kaydı bulunuyor. “Tıbbi bakıma erişmenin, tıbbi olmayan gerekçelerle bu kasıtlı engellenmesi tamamen haksız ve zalim, insanlık dışı ya da BM İşkenceye Karşı Anlaşması’na göre onur kırıcı bir hareket.” Ancak Mustafa, hala yardım bekliyor ve arıyor. “Biz hakkımızdan fazlasını aramıyoruz”, diyor üzüntülü baba. “Allah aşkına, Tel Aviv’deki hastaneye gitmemiz için bize yardım edin. Oğlum, yaşamayı hak ediyor. Tüm istediğim biraz merhamet.” |