Yazdır E-posta

Kadınlar nasıl bir anayasa istiyor

Anayasa tartışmaları tüm hızıyla sürüyor... Yeni Anayasa'nın kadınlar için daha eşitlikçi ve özgürlükçü olmasını isteyen 200 kadın örgütü, Anayasa Kadın Platformu adı altında biraraya gelerek, taleplerini kamuoyuna sundu. Platformun taleplerini ifade eden metni ve geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamayı yayınlıyoruz.

Anayasa Kadın Platformu’nun Talepleri…
5 Aralık,  kadınların seçme ve seçilme yasal hakkına kavuşmasının 73.yıl dönümü. 73 yıl sonra kadınlar TBMM’de %9.1, Yerel Meclislerde %0.5 oranında temsil ediliyor. 2006–2007 yılı BM Kalkınma Programı (UNDP) Dünya İnsani Gelişme Raporu, kişi başına GSYH sıralamasında dünyada 17. sırada bulunan Türkiye’nin, İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında 84. sıraya düştüğünü ortaya çıkardı.  Düşüşün başlıca nedeni ise, fiili toplumsal cinsiyet eşitliğini gösteren endekste 111. sırada olmamız…

Fazla söze gerek yok; sonuçlar ortada: “Anayasa ve yasa önünde kadın erkek eşittir” demek, kadınlar anayasa ve yasalarla zorunlu kılınan özel önlemlerle desteklenip güçlendirilmedikçe “sonuçlarda eşitlik” sağlayamıyor.
 
Kadın hareketi olarak, birçok farklı yöntemle geçmişte yasa yapım süreçlerine aktif olarak katıldık; 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasa, Medeni Yasa, Ceza Yasası, Anayasa’nın 10. maddesi gibi birçok önemli yasanın çıkarılması, değiştirilmesi ve uygulanması için bir arada çalıştık; daha eşitlikçi ve daha demokratik yasaların çıkmasında önemli etkimiz oldu.  Yerel düzeyde, 50’den fazla ilde Kadın Koalisyonu ismiyle örgütlendik; Avrupa Kadın Lobisi’ne Türkiye henüz AB’ye aday ülke statüsündeyken tam üye olduk; BM Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) Sivil Toplum Yürütme Kurulu aracılığıyla Türkiye adına sivil toplum raporları hazırladık.        

Şimdi anayasa için, çok çeşitli siyasi eğilimde kadınlar ve 200’den fazla kadın örgütü olarak Anayasa Kadın Platformu’nda bir araya geldik. Bizi bir araya getiren şey, erkek egemenliğine dayalı ortak sorunlarımızın çözümünü ve eşit, özgür, refah içinde, güvenli bir ortak gelecek beklentimizi anayasal garantilere kavuşturmaktır.

Anayasa Kadın Platformu olarak, anayasanın her şeyden önce bir “toplumsal uzlaşma” belgesi olduğuna inanıyoruz. Toplumun yarısını oluşturan kadınların kendi sözleriyle katılmadığı, taleplerinin dikkate alınmadığı bir anayasada, toplumsal bir uzlaşmadan söz edilemez.

Toplumsal uzlaşma sağlamak iyi niyet ve zaman ister. Biz kadınlar iyi niyetli ve sabırlıyız, herkesten de bunu bekliyoruz. Toplumsal uzlaşma belgesi olması gereken yeni anayasanın, kesinlikle aceleye getirilmemesi gerektiğine inanıyoruz.  

Kadın ve erkeklerin fiili eşitliğine dayalı anayasal bir demokrasinin kurulması için, özellikle eşitlikle ilgili maddenin aşağıdaki gibi düzenlenmesi konusundaki talebimizi bir kez daha vurguluyoruz:

     Eşitlik:

(1) Herkes dil, ırk, etnik köken, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep, medeni hal, yaş, engellilik ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin yasa önünde eşittir.

(2)  Doğrudan, dolaylı veya sonuçlardaki her türlü ayrımcılık yasaktır.

(3) Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

(4) Devlet, kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olmasının fiili olarak gerçekleştirilmesi, kadınların önündeki mevcut engellerin kaldırılması, hayatın tüm alanlarında gerçek bir fırsat ve uygulama eşitliği yaratılması; atamayla ve seçimle oluşan tüm karar organlarında kadınların eşit temsil ve katılımını sağlamak dahil hukuksal ve kurumsal tüm geçici özel önlemleri almakla yükümlüdür. Bu özel önlemler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.

(5) Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak engelliler, çocuklar ve yaşlılar lehine alınan özel önlemler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.

Nasıl bir anayasa istiyoruz?

1    Devlet odaklı değil, insan odaklı; insan ve kadın hakları, laiklik temelinde bir demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne dayalı;
2    Dil, ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, siyasi düşünce, din, mezhep, felsefi inanç, medeni hal, yaş ve engellilik ayrımcılığını yasaklayan, her vatandaşın yasalar önünde eşitliğini savunan;  
3    Sadece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi değil, Avrupa Sosyal Şartı, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve eki tavsiye kararları gibi Türkiye’nin taraf olduğu tüm ilgili sözleşme, direktif ve sözleşmeler referans alınarak hazırlanan;
   Korkulara ve kısa vadeli çıkarlara dayanmadan, sorun çözmeye yönelen, toplumdaki kültürel, dini veya etnik farklılıkları zenginlik olarak kabul eden;
   Hukukun üstünlüğünün ve yasalar önünde eşitliğin temenni olarak kalmadığı, başta cinsiyet eşitliği olmak üzere, her alanda yasal eşitliğin özel önlemlerle ve yaptırımlarla yaşama geçirilmesinden devletin yükümlü tutulduğu;
6    Seçim ve atamayla oluşturulan siyasi (TBMM, yerel meclisler, komisyonlar, Grup yönetimleri, Bakanlar Kurulu) ve kamusal tüm karar organlarında cinsiyet eşitliğinin, özel önlemler alarak sağlanmasının demokrasinin ve adaletin vazgeçilmez koşulu olarak görüldüğü;
   Sosyal devlet ve sosyal adalet ilkesini, anayasanın değiştirilmesi teklif edilemez unsuru olarak benimseyen; sosyal ve ekonomik hakların temenni niteliğinden çıkarıldığı,  fırsat ve kaynaklardan eşitçe yararlanamayan kadınların, eğitim, öğrenim ve çalışma haklarından eşitçe yararlanması için,  devletin özel önlemler alarak, iş ve aile yaşamını bağdaştırılmasını kolaylaştıracak tüm tedbirleri alarak, fiilen yaşama geçirmekle yükümlü olduğu,
   Devlete, ev kadınları da dahil tüm kadınların sağlık ve sosyal güvenlik haklarından yararlanması için özel önlem alma yükümlülüğü getiren; kadınlara doğurganlık hakları ve üreme sağlığı konularında ücretsiz hizmet verme görevi veren,
   Temel hak ve özgürlüklerin “genel ahlak”, “milli güvenlik”, “kamu düzeni”, “genel sağlık” gibi soyut ve keyfi gerekçelerle sınırlandırılmadığı,  
10    Devletin aile içi şiddet ve namus cinayetlerini önlemekle, aile içi demokrasiyi, eşler arası eşit işbölümünü desteklemekle yükümlü kılındığı,
11    Siyasi partilere, demokrasi, saydamlık ve tüm karar organlarının oluşumunda cinsiyetler arası eşit temsil ve katılımı ilkesine bağlı olma zorunluluğu getiren ve partilerin şiddet eylemlerine katılım dışında kapatılmalarını engelleyen,
12    Siyasi Partilerin devletten aldıkları maddi yardımların bir bölümünü kadın kollarına ve kadın çalışmalarına ayırmalarını şart koşan,
13    Vatandaşlara ve sivil toplum örgütlerine temsil ettikleri topluluk üyeleri ve toplum kesimi ile ilgili yasa teklifi verme; yasama, yürütme, denetim ve yönetime doğrudan katılma; anayasaya aykırılık başvurusunda bulunma ve davacı / davalı olabilme ve davalara katılma hakkını da içeren taraf ehliyeti yollarının açıldığı;
14    Devletin sivil toplum örgütlerini, bütçeden belli bir pay da ayırarak destekleme görevinin belirtildiği,
15    Yargı organları, Sayıştay, Anayasa Mahkemesi, rektörlükler ile YÖK, RTÜK gibi özerk kurumların oluşumunda, üyelerini kendi içinden ve cinsiyet eşitliği ilkesini gözeterek seçmeleri konusunda demokratik ilkelere yer veren,

bir Anayasa istiyoruz.

ANAYASA KADIN PLATFORMU
 
< Önceki   Sonraki >