|
Karl ile Friedrich Ne Demişler: 'Ankara İçinde Guantanamo mu?!' Türkiye’nin fevkalâde düşük egemen; devrimcisiz, toplumcusuz, demokratsız, muhalefetsiz cari siyasal seviyesizliğinde cereyan eden ‘üçüncü boyutsuz’ medyasal itişip kakışmada… Hasan Coşar -kim?- düşündüğünü yazan, çizen, emeğiyle ifade içinde. Bir düşün insanı; zindan içinde. Atılım gazetesi yazarı. Ankara’da bir gün yolda giderken ne oldu? *** *** *** “21 Eylül 2006!
Güneşli bir sonbahar günü.
Ankara'nın en işlek caddesi, Atatürk Bulvarı'nda kalabalıklar arasında yürüyordum” derken… “İki kişi sağlı-sollu koluma girdi. O an etrafımda başka hareketlenmeler de oldu. Hakkımda ‘yakalanma’ emri varmış! Yakınlarıma haber verme talebime aldırış etmeden, umarsız kalabalığın arasından sürüklenerek yakında bekletilen otoya bindirildim. Serüvenim böyle başladı” diyor… Düşünüyor yazıyor ya! Hasan Coşar 17 aya yakın zamandır ortalıkta yok. Ne var? Sadece: “üç cümlelik bilgisayar çıktısına dayalı… bir dâva” ! Başka? “Ortada, yazılı hukukta gözükmeyen ‘Ankara Kriterleri’ var ve onlar işliyor…” Baştan beri bu tırnak içi bölümler Hasan Coşar’ın Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi’ne geçen Ocak (2008) ayı içinde iletebildiği dilekçeden öğrenebildiklerimiz. Sonuçta ne diyor Hasan Coşar:
”…Söylediğim ve yaptığım her şey ortadayken beni gizli örgütle yargılayanlar, bütün istemime karşın süreci gizli işletmektedirler. Ve Kafka'nın deyimiyle görünüşe bakılırsa, gizli alacakları kararı bildirmeleri de pek gerekli olmayacaktır.” *** *** *** Böyle diyor “üç cümlelik bilgisayar çıktısına dayalı bir DÂVA” nın iki sanığından biri Hasan Coşar. Daha ne desin?.. "Ankara -gizli- Kriterleri" Mealen; - Ankara’nın içinde Ankara! (Türban’ın içinde -örtülü- Ergenekon) “…gizli alacakları kararı bildirmeleri de pek gerekli olmayacaktır” demekte; Ankara’da Sincan’daki F Tipi Cezaevi’nin bir ıssız zindan köşesinden… *** *** *** Hasan Coşar, yuvarlak hesap 60 yıllık diyebileceğimiz ilk solkırımsal ‘Birinci Amerikanlaşma’ dalgasının yenilenmesine ilişkin ‘İkinci Amerikanlaşma’ güç ve paylaşım kapışmasının sol sunağında bekletilen sessiz-simgesel bir kurbana-vicdana benziyor… (60 yılda 1. Amerikan Yardımı günlerinden 2. Amerikan Yardımı günlerine geçiş paylaşımları.) Hatırlayın: 4 Aralık 1945! TAN baskını! Türkiye hatırlıyor mu? Derin kutsal solkırım… Türkiye’nin siyasal-toplumsal kültürel tarihinin uygarlığa doğru ilk aydınlık sol emek devinim ve atılımlarına karşı… basın (medya) yoluyla, gazeteci katılımıyla, öğrenci gençlik kullanımıyla ve tedhiş zoruyla gerçekleştirilen ilk büyük yığınsal baltalı-balyozlu “Kalkın Ey Ehli Vatan” milliyetçi-mukaddesatçı kutsal ittifakından bugüne gelip karaya vuran, kara: İç emperyal paylaşım kavgası! Ankara içinde Ankara. Bir zamanlar “Türkiye’nin Kalbi…” dedikçe sol’un kıyımlandığı, asıldığı, vurulduğu, kırıldığı, şimdi de Hasan Coşar(lar)ı zindanda sunak tutan Ankara… Nasıl bir ‘İkinci Amerikanlaşma’ süreci ve kavgasıdır bu ? Aşağıdaki taze bir haberi satır satır okuyalım; somut bir durum. Soyutlayın. Sonra yine somutlarsınız. Turkish New York
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Haberler (08.02.08) içinde bir başlık: “Şok Gelişme… GUANTANAMO’da GİZLİ BİR HAPİSHANE BULUNDU “ İşte bu başlığın altındaki haber: *** *** *** “Thursday, 07 February 2008" “ABD'nin terör şüphelilerini yıllardır yargılamadan hapiste tuttuğu ve insan hakları kuruluşlarının büyük tepkisini çeken Guantanamo üssündeki kampında yeni bir hapishane tespit edildi. Bu hapishane kamptaki diğer hapishanelerden çok daha sıkı bir şekilde fazla korunuyor. Korumalar o kadar fazla ki hapishaneden şimdiye kadar kimsenin haberi olmadı. Guantanamo üssündeki hapishanelerin komutanı, ilk kez üste Kamp 7 isminde gizli bir hapishane olduğunu açıkladı. Tuğamiral Mark Buzby, maksimum güvenlikli hapishaneyle ilgili olarak bazı bilgiler de verdi. Guantanamo'daki Amerikalı komutanlar, Kamp 7'de önemli El Kaide mensuplarının tutulduğunu, bunların diğer tutuklulardan ayrı tutulmalarının önemli olduğunu ifade etti. Komutanlar, hapishanenin yerini de terör saldırısı olmasından korktukları için gizli tuttuklarını söyledi. 11 Eylül saldırılarının ardından 2002'de kurulan hapishanede tutuklananların isimleri de yayımlandı. ABD bunu kanunlara istinaden bilgi talebiyle yapılan bir başvuru üzerine açıkladı. Şimdiye kadar ABD'nin yüzlerce tutukluyu Guantanamo'da Camp Echo'yla 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. kamplarda tuttuğu biliniyordu. Zaman zaman sıkı kontroller ve sınırlamalar altında bazı gazetecilerin üssü ziyaret etmelerine müsaade edilmiş fakat gazeteciler tutuklularla görüştürülmemişlerdi. Üs bazen de avukatlar, Kızılhaç yetkilileri ve önemli bazı liderler tarafından da ziyaret edilmiş fakat bunlar kamptaki durumla ilgili olarak fazla açıklama yapmamıştı. Yeni ortaya çıkan Kamp7'de ise 15 "yüksek önemdeki tutuklu" bulunuyor. Çok gizli tutulan kamptan ilk kez aralık ayında Mecid Han adındaki tutuklunun avukatları tarafından haberdar olunmuştu.” *** *** *** Hapishane içinde hapishane! Marksist sözlükte; “Faşizm (İt.) : Emperyalist burjuvazinin en gerici, en saldırgan kesiminin terorist diktatoryası…” diye tanımlanıyor kısaca ve olabildiğince özlü. (*) Bugün faşizmin, başdöndürücü iletişim teknolojisi ile günümüzdeki ‘Tek yumurta ikizi’ diyebileceğimiz güncellenmesi nasıl kavramlaştırılabilir: ‘Medya-terörizm’ (İng.-Fr. İkisiyle karışık Türkçesi): Global burjuvazinin en postmodern, en vandal kesiminin ‘iletişim küreseli’ndeki terörist diktatoryası… Zira günümüzde güneş -pekâla- balçıkla sıvanabiliyor; incecik-belirgin bir ışık çizgisi (Atılım yazarlığı) tehdit! *** *** *** Çok mu sol, Marksist bir yaklaşım oldu? Marksizm’den korkuyorsanız, korkabilirsiniz; sevmiyorsanız, sevmeyebilirsiniz; ya da -olabilir, ilâhlar öyle buyurdu- nefret ediyorsanız, biraz ayıp ama o da olabilir… Faşizm denen keyfiyeti bildiğinize göre… “Tek yumurta ikizlenmesi” olgusuna bakalım. Bakın ufak bir google aramasında -lütfen tarayın- “Tek Yumurta İkizi” nasıl açıklanıyor? İşte size -en çok iki parantez aç kapa ilâvesiyle, bilmem gerek var mıydı?- bazı tırnak içi alıntılar: *** *** *** “… Tek yumurta ikizleri bir yumurta hücresi ve bir spermin (Para’nın, kapital’in emperyal ve global üreme aşamaları zorunluluğu saikiyle. V.Ö.) birleşmesi sonrasında oluşan hücrenin bölünerek ayrı ayrı embriyolara dönüşmesi neticesinde oluştuklarından bu kardeşlerin genetik yapıları aynıdır. Kan grubu, cinsiyet, göz rengi gibi çevresel etkenlerden etkilenmeyen kalıtsal özellikleri aynı olan bu kardeşler, rahim içi dönemde gelişimleri farklı olabileceğinden doğumda birbirlerine çok benzemeyebilirler…“ “…İstatistiksel araştırmalar tek yumurta ikizlerinin her zaman aynı cinsiyette olduklarını, birbirlerine çok benzediklerini, kan gruplarının aynı, parmak izlerinin bile aynıya yakın olduğunu bildirirken, sağlıklarına ve hatta politik görüşlerine kadar aynı özelliklere sahip olabileceklerini gösteriyor. Hatta, günün aynı saati baş ağrısı (kapitalizmin yapısal krizleri. V.Ö.) çeken tek yumurta ikizleri mevcuttur. “ “…Gerçek tek yumurta ikizleri bir kişinin iki özdeş kopyası gibidir. Tek yumurta ikizleri IQ'yu belirleyen tüm genleri paylaşırken çift yumurta ikizlerinde bu oran yüzde 50'dir. Bu yüzden tek yumurta ikizlerinin aynı zekâ seviyesine sahip olma olasılığı daha yüksektir…” Ve bir uzman bilgi daha: “…Tek yumurta ikizleri cinayet işlerse bunu ispatlamak mümkün değil mi? - Şu anda elimizde tek yumurta ikizini ayırt edecek teknolojik bir araç yok. En mükemmel cinayeti tek yumurta ikizleri işleyebilir. (Sevil Atasoy, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü)… “ v.b… *** *** *** Unutmadan çift yumurta ikizlenmesi diye de bir olgu var işte. Olgulara ve yoruma bağlı görünüyor. Bilmekte yarar var:. “… İkizlerin dörtte biri tek yumurta ikizi olarak doğarken dörtte üçü çift yumurta ikizi olarak dünyaya geliyor. Tek yumurta ikizlerini gerçek ikizler olarak da adlandırabiliriz. Bu ikizler döllenen yumurtanın kendi içinde ikiye bölünmesiyle oluşur. İkiye bölünme yumurta döllendikten iki ila 17 gün içinde gerçekleşir. Bu bölünme 13-15 günden sonra gerçekleşirse bebeklerin yapışık doğma riski oldukça yükselir.” “… Çift yumurta ikizleri, ayrı yumurta hücrelerinin ayrı sperm hücreleriyle birleşmesi sonucunda oluşurlar. Dölleyen sperm hücresinin cinsiyet kromozomu özelliğine göre bu kardeşler aynı cinsiyette olabilecekleri gibi, farklı cinsiyetten de olabilirler. . “…Hatta tıp literatüründe anne adayının biri beyaz biri zenci olan iki erkekle beraber olması ve aynı adet döngüsünde bu erkeklerin ikisinden de gebe kalması sonucu oluşan, bir kardeşin beyaz ırktan, bir kardeşin de siyah ırktan doğduğu çift yumurta ikizleri de bildirilmiştir…” *** *** *** Sonuçta: Faşizm ve ‘medya-terörizm’! Biri: “Emperyal burjuvazinin uluslararası “artı değere” el koyarken terörist diktatoryası”… İkizi: …Emperyal/Global burjuvazinin artı değere dair her türlü küresel habere ve bilgiye el koyarken terörist postmodernizmi…diyebilir miyiz? İşte… Atılım yazarı Hasan Coşar ve serüveni; doğru haber ve bilgi edinme temel insanlık hakkı fiilen kuşatılmış ve gaspedilmiş insancıklığın Guantanamo’sunda sunak ve tutsak, ezilen “Büyük İnsanlık” emeği olabilir mi?.. …Dünya Bankası raporlarına göre; Karl’ın Friedrich ile birlikte 160 yıl önce yazdıkları ve dünyaya duyurdukları - demek ki duyurulabiliyormuş o zaman- Manifesto’ları hep doğrulanıyor… Türkiye’de Türban içinde Ergenekon!
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
10.02.08 --------------------------------------------------------------------------------------------------------------- (*) Politika Sözlüğü, Hazırlayanlar: N.S.Aşukin, N.P.Butırskiy, A.B.Veber, A.İ Davidov, İ.V.İlina, L.V.Kirillova, İ.V.Lehin, İ.İ.Lukovtseva, M.E.Struve, M.M.Yunin, Rusça aslından Çeviren: Mazlum Beyhan, Sosyal Yayınlar, İstanbul, 1979, s.81 |