Yazdır E-posta

Mor iğneler yeniden sokaklarda

 

2008'e de önceki yıllardaki gibi cinsel tacizle girilmişti. Bu olaydan sonra yaşanan vurdumduymazlık feminist kadınları harekete geçirdi. Şimdi kadınlar, cinsel tacize karşı her Cuma günü saat 20:00-22:00 arası Taksim Mis Sokak’ta eylem yapıyor.  Meriç EYÜPOĞLU, bize eylemi ve taleplerini anlattı.

 

Özgür YURTTAŞ

 

moriğneYüzlerce erkek, 2008’e kameraların önünde kadınlara cinsel saldırıda bulunarak girdi. Tıpkı 2005, 2006 ve 2007’de olduğu gibi… Yılbaşı gecesi yaşanan taciz canlı canlı oturma odalarımıza, evlerimize, hayatlarımıza girdi… Tacize uğrayan kadının haykıran ve yardım isteyen sesi kulağımızdan silinmeden, suçluların 57 ytl’lik cezalarla ödüllendirilmesine tanık olduk. Üstelik ceza, tacizden dolayı değil “çevreyi rahatsız ettikleri için” verilmişti.

 

Medyanın kışkırtmasına, polisin göz yummasına, cezalandırmak için tacize uğrayan kadının şikayetini bekleyen yargının duyarsızlığına öfkelenen feminist kadınlar her Cuma günü saat 20:00-22:00 arası Taksim Mis Sokak’ta eylem yapıyor. Günlerden cumaysa ve akşam saatinde yolunuz İstiklal Caddesi’ne düşmüşse mutlaka görmüşsünüzdür onları.  İçlerinde mor iğne olan sepetleri, ellerinde tacize karşı hazırladıkları dövizleriyle karşılarlar sizi. Haykıracak talepleri, tacizcilere karşı öfkeleri, söyleyecek sözleri var feminist kadınların. 8 Mart’ta kadar devam edecek eylemin sembolü ise mor iğneler… Feminist kadınların ortak yaptığı eyleme ilişkin Meriç Eyüpoğlu ile görüştük.

 

Öncelikle mor iğnelerden başlamak istiyorum. Tarihini bilmeyen kadınlar için kısaca söz eder misiniz?

Aslında cinsel tacize ilişkin yapılan bu tip bir kampanya Türkiye tarihinde ilk değil. 20 yıl önce feminist kadınların “Tacize Hayır”, “Geceleri de sokakları da istiyoruz”, “Bedenimiz bizimdir” talepleriyle örgütledikleri bir taciz kampanyası vardı. O dönemin sembolüydü mor iğne ve bu kampanyada da kullanmaya karar verdik.

 

morigneYılbaşında Taksim’de yaşanan taciz olayından sonra mor iğneler yeniden sokaklarda. Bu kampanya nasıl ortaya çıktı?

Biz cinsel tacize ilişkin yirmi yıl önce söylediğimiz sözleri maalesef devam ettiriyoruz. Bu yıl tetikleyen şey, yılbaşı gecesi yaşanan taciz oldu. Hepimizin televizyonlardan hayretler, çığlıklar içinde seyrettiği görüntüler. O taciz görüntülerinin dışında bu kişilere yönelik emniyetin ve savcılığın rahat tutumu. Aralarından gözaltına alınan birkaç kişinin komik bir para cezasıyla serbest bırakılması. Elbette ki bu konuyu medyanın işleyişi. Tüm bunlar toplamda bizi tekrar sokaklara çıkardı. Yılbaşından sonraki ilk Cuma akşamı Cinsel Tacize Hayır isimli eylemi yaptık. Aslında o eylemi konuşurken mor iğnelere geri döndük. İlk başta bu tacize ilişkin sokakta olmak, buna ilişkin itirazımızı görünür kılmak, tacize uğrayan kadınlarla dayanıştığımızı göstermek ama aynı zamanda tacizin hepimiz için bir tehlike olduğunu ve sokağa çıkan bütün kadınların aynı tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söylemek için de sokaktaydık. Elbette ki emniyeti, savcılığı, adliyeyi de göreve çağırmak için. O ilk eylem çok coşkulu, öfkeli bir eylemdi ve onun ardından bunu bir kampanyaya dönüştürüp 8 Mart’a kadar sürdürmeye karar verdik. 8 Mart bu yıl cumartesi gününe geliyor. 5 yıldır düzenli olarak Cumartesi akşamı 8 Mart gece yürüyüşü yapıyoruz feministler olarak. Bu yıl da yapacağız mutlaka, fakat bu yıl kampanyayı da 8 Mart’la birleştirip cinsel taciz gündemiyle yapmayı planlıyoruz.

 

morigneİstiklal Caddesi oldukça kalabalık, çevrenizden geçen erkeklerden ve kadınlardan ne tür tepkiler alıyorsunuz?

Sonuç olarak biz çok dikkat çekici ve görünür bir ekibiz. Sadece mor iğneler satmıyoruz (bu arada söylemeyi unuttum, mor iğneleri 10 kuruş gibi sembolik bir rakamla satıyoruz) bildiri de dağıtıyoruz, üzerinde itirazlarımızın, taleplerimizin olduğu dövizlerimizi de taşıyoruz. Tüm bunlarla çok renkli bir grubuz aslında. Aynı zamanda megafonla da niçin burada olduğumuzu ifade eden bildirimizi okuyoruz. Dolayısıyla da ilgi ve dikkat çekmemek çok mümkün değil. Etrafımızdan geçen kadınlar da erkekler de durup bize bakıyor. Bu işin birinci kısmı. Şu ana kadar tanımadığımız, tanışmadığımız çok sayıda kadınla tanışmamızı, buluşmamızı sağladı bu eylem. Onlar da Taksim’deki taciz olayına karşı öfkelilerdi ve bizim böyle bir eylem yapmamız onların da hoşuna gidiyordu. Adresini veren, adresimizi alan, maillerini veren, bir süre durup bizimle mor iğne satan, bildiri dağıtan kadınlar da oldu, ne tacizi ben yaşamıyorum, tacize uğramıyorum diyen kadınlarda oldu. Yanında erkek arkadaşı ya da eşi olanlar daha ilgisiz ve çekingen. Bir de bizim bu tip sokak etkinliklerimizde yaşadığımız bir deneyimi ve gözlemi söyleyebilirim, burada da yaşıyoruz çünkü. Yanında erkek olan kadınlara bildiri uzatıldığımızda önce erkek bildiriyi uzanıp almaya çalışıyor ya da kadınlar almak için önce erkek arkadaşının gözünün içine bakıp tepkisini ölçmeye çalışıyor. Bu da işin zor yanı…

 

 
< Önceki   Sonraki >