Yazdır E-posta

Kosova'nın ehven-i şer bağımsızlığı 

ABD'nin özgürlük vaat ettiği ülkelerin akıbeti önümüzdeyken, Kosova'nın 'kısıtlı bağımsızlığı'na sevinmek, insanların kendisini kandırmasından başka işe yaramaz. Sırpların baskısıyla yaşamaktansa ABD'nin güdümüne girmeyi tercih eden Kosova, zorlu bir döneme giriyor. 

 

Canan ESELER

 

KosovaIrak, ABD tarafından işgal edildiğinde sevinçten sokaklara dökülen insanların görüntüleri hala gözlerimizin önünde. Özgürlüğün yıkılan bir Saddam heykeline bağlı olduğu günlerdi o zamanlar. Sokaklara dökülen insan yığınları ellerinde ABD bayraklarıyla sevinç naraları atıyorlardı, Amerika büyük ülkeydi ve özgürlüğü getirmişti ülkelerine. Saddam heykelinin yerini ABD'nin meşhur özgürlük heykeli almıştı artık. Ama öyle olmadı, Iraklılar bırakın özgürlüğü nefes almanın bile yasak olduğu bir döneme girdi. 

 

Kosova'nın bağımsızlık ilanından sonra insanların sokaklara dökülmesi, Irak'ta çekilen görüntüleri getirdi akla. ABD güdümlü bir bağımsızlıktan umutları besleyen bir avuç insandı sokaklara dökülen. Sırpların yaptığı katliamın korkusunu yaşayan Kosova halkı, ABD'nin sunduğu kısıtlayıcı özgürlüğe sevinebilecek kadar vahim durumda. Onların yaşadıkları bir anlamda ehven-i şer durumu. Miloseviç sendromundan kurtulup, ABD'nin kanatları arasına girme telaşındalar. Ancak bu kötünün iyisi diye baktıkları durum daha fazla acıya da neden olabilir. ABD, Kosova'yı "Ahtisaari planı" çerçevesinde tanıdığını açıkladı. BM'nin Kosova özel temsilcisi Martti Ahtisaari'nin hazırladığı bu plan, uluslararası denetim altında bağımsızlık öngörüyor. Uluslararası kuruluşların gözetiminde BM üyeliği ile sonuçlanacak bu bağımsızlık, Kosova'nın Sırbistan'a katılmasının önüne geçmeyi hedefliyor. 

 

Srebnica unutulmamalı 

 

Kosovalı Arnavut gazeteci Kim Byttci'nin Guardian gazetesindeki yazıda; "Bu bağımsızlık ilanı sokak kutlamaları ya da bayrak dalgalandırmalardan ibaret değil. Hükümet binalarından sallanacak bir kâğıt parçası da değil. Kosova halkı için bağımsızlık günlük hayatlarıyla ilgili bir şey; işlerini, eğitimlerini, seyahat edecekleri pasaportlarını etkileyecek bu. Bu bir güvenlik vaadi: Günün birinde 'yeni bir Miloşeviç'in gelip de okullarını kapatmayacağının, kendi dillerindeki tüm yayınları yasaklamayacağının sözü. Bu bağımsızlık ilanı eski Yugoslavya'nın uzun ve sancılı dağılma sürecinin son fasılası" diye yazıyor. 

 

Ancak Byttci'nin atladığı en önemli unsur, bu güvenliğin AB ve ABD tarafından sağlanacağının unutulmaması. 11 Temmuz 1995'te BM tarafından güvenli bölge ilan edilen Bosna'nın Srebnica kentinde yaşanan katliam, güvenlik konusunda yaşananları gözler önüne sermişti. Katliam, Hollandalı askerlerin ve dünyanın gözü önünde yaşanmıştı. BM ve Hollandalı askerlere güvenerek silahlarını bırakan Bosnalılar, Sırplar tarafından acımasızca katledilmişti. Bu nedenle güvenlik konusunda tedbiri elden bırakmamak gerekir vesselam! ABD'nin özgürlük vaat ettiği ülkelerin akıbeti önümüzdeyken, Kosova'nın 'kısıtlı bağımsızlığı'na sevinmek, insanların kendisini kandırmasından başka işe yaramaz. Sırpların baskısıyla yaşamaktansa ABD'nin güdümüne girmeyi tercih eden Kosova, zorlu bir döneme giriyor. Kosova'nın güdümlü bağımsızlığının Balkanlara huzur getireceği de beklenmesin. Bu 'kısıtlayıcı bağımsızlıktan', sevinç naraları değil, çaresizliğin fotoğrafını ortaya koyduğu için tedirginlik duyulmalıdır.

 

 
< Önceki   Sonraki >