|
İsrail ırkçı sözünü tutuyor Siyonist İsrail devletinin katliamları yine Gazze'yi vuruyor. En yüksek perdeden "soykırım" sözcüğünü dillendiriyor katiller. Sözlerini de tutuyorlar! Son saldırılar üzerine Rani Almeghari’nin The Electronic Intifada internet sitesinde 2 Mart’ta yayımlanan yazısını yayınlıyoruz. Rani ALMEGHARİ* İsrail’in Savunma Bakanı Yardımcısı Matan Vilnai’nin Cuma günü yaptığı ‘eğer ev yapımı roketler devam ederse Gazze Şeridi soykırımla karşı karşıya gelir’ uyarısının ardından; Vilnai’nin yardımları açıklamayı önemsizmiş gibi göstermek için acele ediyor ve bakan yardımcısının tam olarak bir soykırımı kastetmediğini iddia ediyor. Ancak, ertesi gün, İsrail Ordusu, kara güçleri ve gökteki helikopterleriyle Gazze’de en az 10 tanesi çocuk 61 Filistinliyi öldürdü. 26 Şubat Çarşamba’dan bu yana İsrail işgal güçleri Gazze’de en az 77 Filistinli’yi öldürmüş ve yaklaşık olarak 130’unu da yaralamıştı. Bunların arasında ilk doğum gününü göremeyen çocuklar da bulunuyor. Vilani’nin Filistin halkına karşı yaptığı ırkçı açıklamaları güya demokratik İsrail devletinin üst düzey yöneticilerinden gelen ilk açıklama değil. Geçtiğimiz perşembe, 28 Şubat, İsrail kabine bakanı Meir Sheetrit, roket atışlarına karşı çözümün İsrail için “hareket eden her şeyi silah ve cephaneyle vurmak” anlamına geldiğini söyledi. Ayın başında, bir kabine toplantısı sırasında Sheetrit “tam olarak düşündüğüm şu ki, İsrail Ordusu’nun yapması gereken Gazze’de bir bölge üzerine karar vermesi ve onu yerle bir etmesi.” dedi. Filistinlilerin etnik temizliğini öngören soykırım açıklamaları sadece Gazze’dekiler için tahsis edilmedi. Moldova’da doğan ve 20 yaşında İsrail’e göçen eski savunma bakan yardımcısı ve aşırı sağcı Yisrael Beitebu partisinin lideri Avigdor Lieberman İsrail’deki Filistinli yerli vatandaşların temizlenmesi ya da ‘transferi’ni savunuyor. Lieberman, Batı Şeria ve Gazze’den Filistinli liderlerle görüşen İsralli Knesset’in de vatan haini muamelesi görmesi gerektiğini açıklamıştı. Lieberman’dan önce parti platformundan Filistinlilere etnik temizlik yapan, suikast düzenlenen eski İsrailli turizm bakanı ve faşist Moledet Parti’sinin kurucusu Rehavam Ze’evi’ydi. Standart altı ücretler karşılığında İsrail’de çalışan Gazzeli ve Batı Şerialı işçiler hakkında, Ze’evi 2001 yılındaki bir radyo görüşmesinde ‘kanser’ nitelemesinde bulundu ve İsrail’in İsrailli olmayan vatandaşlarından bir bitten kurtulur gibi kurtulmasını istedi. Filistinlileri insanlıktan çıkarmak, önceden beri gelen eylemlerini meşrulaştırmak için zorunlu ve hatta 1948’de tarihi Filistin’in yok edilmesi üzerine ilan edilen devlet ve 1967’de İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’yi işgal etmesinden bile önce. Birlikte alırsak, bunlar Filistin’in ulusal tutkusunu yok etmek için tarihsel bir çabaya işaret ediyor ve İsrail’in Gazze’de yapmaya çalıştığı şey bu. Nobel ödüllü İsrail Başbakanı İshak Rabin, bir keresinde bu nedenle deniz tarafından yutulmak istediğini söylemişti. Gazze, harap edilmeye yabancı değil. 1956’da, örneğin, eski İsrail başbakanı ve savaş suçlusu Ariel Şaron askerlerini, katliam yapılan Khan Younis kasabasına götürdü. 2000’de ikinci intifada başladığında İsrail suçları uluslararası toplum tarafından cezasız bırakıldığı için özellikle Gazze’ye karşı zalim davranıyordu. İsrail’in ABD destekli ve kaynaklı askeri toplarına eşdeğer olmayan ev yapımı roketlerin fırlatılması, İsrail’in askeri işgali sarsmayı deneyen Filistinlilere karşı vahşi baskısının onlarca yıl ardından geldi. 2001’de Filistin direnişçilerinin ateşlemeye başlamasından bu yana, roket saldırıları nedeniyle 14 İsrailli ödü. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında Annapolis’te açıklanan barış sürecinden bu yana ise 300 Filistinli öldü. 2000’den bu yana yaklaşık, İsrail istihbarat şefi Yuval Diskin’in gözünde tamamı ‘terörist’ olan 5 bin Filistinli erkek, kadın ve çocuk öldürüldü. Bu dünyadan gitmiş olmasına rağmen, merhum Filistin lideri Yaser Arafat; 30 yıldan beri onlara söylediği hakikati çınlatıyor: “Bizi terörist olarak niteleyenler, dünya kamuoyunun hakkımızdaki gerçeği ve yüzlerimizdeki adaleti görmesini engellemeye çalışıyor. Onlar terörizmi ve davranışlarının tiranlığını ve kendimizi savunma hakkımızı gizlemek istiyor.” *Rami Almeghari şu anda Palestine Chronicle, IMEMC, The Electronic Intifada ve Free Speech Radio News gibi bir çok medya kurumuna çalışıyor. Almeghari ayrıca eski bir İngilizce çevirmeni ve Gazze merkezli Filistin Bilgi Merkezi’nin uluslararası basın merkezinin şef editörü.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden kendisine ulaşılabilir. Yazıyı İngilizceden Barış Yıldırım çevirdi. |