|
Washington’ın göçmen savaşı UpsideDownWorld.org’un editörü Cyril Mychalejko imzasıyla, www.zcommunications.org internet sitesinde 23 Mart tarihinde yayımlanan yazıyı kısaltarak yayınlıyoruz. Cyril MYCHALEJKO Birleşmiş Milletler, bu ay göçmenlerin insan haklarını ihlal etmek ve uluslararası yasaları yok saydığı gerekçesiyle Birleşik Devletleri paylayan bir rapor yayımladı. Göçmenlerin insan hakları üzerine özel raportör olan Jorge Bustamante, özellikle süresiz gözaltı olaylarının çok yaygın olduğu gerçeğinin ışığı altında, sınırdışı etme ve gözaltında tutma olaylarına ilişkin ciddi kaygılar belirtti. Diğer kaygılar gelişme yokluğu, çocukların ve bebeklerin hapsedilmesi, tutuklu göçmenlerin dayanışmasının sınırlandırılması, uyku mahrumiyeti ve aşırı sıcak ve soğuğa maruz kalmayı kapsıyor. Bustamante’nin raporu, “Birleşik Devletler, tutarlı, uzun dönemli ve göçmenlerin insan haklarına saygıyı geliştirecek uzun dönemli bir stratejiden yoksun” nitelemesinde bulundu. Rapor, geçen Nisan’da tartışmalı bir ‘gerçeği bulma misyonu’ndan sonra gerçekleştirildi. Ziyaret, ülkenin 37.5 milyonu bulan göçmen nüfusu hakkındaki keyfi gözaltı, ailelerin ayrılması, standart altı gözaltı koşulları, suç ve idari yasa süreçlerinde prosedür eziyeti, ırkçı ve etnik ayrımcılık, kolektif ihraç, çocuk ve kadın haklarının ihlali gibi konulardaki duyulan kaygıları soruşturmak için ayarlanmıştı. Göçmen ve Mülteci Hakları için Ulusal Ağ’ın (NNIRR) Uluslararası Göçmen Hakları ve Küresel Adalet Programı departmanının direktörü Cloin Rajah “Rapor, ABD hükümetinin yasa, politika ve uygulamalarının göçmen aileler, çalışanlar ve toplumlar tarafından yaşanan sürekli kötü davranış ve ırkçı uygulamalarının ana suçlusu olduğunu açıkça ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu. Gizleyecek bir şey mi var? Bustamante, Birleşik Devletlerini ziyaret edip, Teksas ve New Jersey’deki mülteci kamplarını görmek istediğinde ABD’li yetkililerden gelen dirençle karşılaştı. ABD’nin BM Büyükelçisi Zalman Khailzad’a yazdığı mektupta Bustamante “iki ziyaret de ABD hükümetinin onayladığı sürecin parçalarıydı. Hükümet, değişikliklerle ilgili ne bana müracaat etti ne de böyle bir iptal için zorunluluk açıklamasında bulundu” dedi. The New York Times’a verdiği mülakatta Bustamante “benim yorumum şu ki o merkezlerde olanlarla ABD hükümetindeki hiç kimse övünmüyor” dedi. Bir devlet yetkilisi ziyaretlerin hükümet tarafından ayarlandığını kaydederken, Monmuouth County şerifi Joseph W. Oxley Bustamante’yi ziyareti iptal etmekle suçladı. BM temsilcisi ise bu iddiayı kesinkes reddediyor. Teksas’taki T. Don Hutto göçmen gözaltı hapishanesine yapılan ziyaret, iddiaya göre tesise açılan beklemedeki bir dava nedeniyle reddedilmiş. Ancak bir ABD Göçmenlik ve Gümrük Yürütme Kurumu sözcüsü, ziyaretin hiç onaylanmadığını açıkladı. Söz konusu dava, ACLU tarafından cezaevinde tutulan 26 göçmen çocuk ve ailesi tarafından Ağustos’ta açıklandı. ACLU davayı örnek dava olarak gösterirken çocuklar ve için şu kazanımlar sağlandı: çocukların artık cezaevi üniforması giymesi gerekmeyecek, artık korumalardan ailelerinde ayrı tutulma muamelesi görmeyecekler ve banyoyu kullandıklarında özel perde kullanma ihtiyaçları karşılanacak. Daha önce tutuklanan çocuklar anlaşmaya ulaşılmasından günler önce serbest bırakıldılar. Hutto kampında 9 yaşındaki kız kardeşiyle kalan 12 yaşındaki Kolombiyalı Andrea Restrepo ise serbest kaldıktan sonra, “Hutto hakkında her şeyi unutmak istiyorum. Şimdi kendimi özgür hissediyorum. Orası bir kabustu” dedi. Washington raporla hayal kırıklığına uğradı ABD, BM Delegasyonundan Jan Levin Bustamante’nin yoğun eleştiriler içeren raporuna bir cevap yayınladı. Levin “hükümetimin Özel Raportör’ün raporundan duyduğu hayal kırıklığını bildiririm. Rapor, kayda değer şekilde ABD yasa ve politikasının yanlış bilgilendirme ve değerlendirmesini içeriyor” dedi. Bustamante defalarca yerel, federal ve ulusal yetkililerle görüşmek istemesine rağmen, Levin tarafından hükümet kanallarında bilgi almak istememekle suçlandı. Washington’un kabul edemeyeceği şey ise tutuklanmış göçmenlerden, insan hakları örgütleri de hükümet dışı kurumlardan alınan bilgilerdi. Levin ise raporun fazla olumsuz olduğu ve ülkedeki göçmenlerini insan haklarıyla ilgili durumun yanlış resmedildiğini savunuyordu. BM raporu, Washington’a göçmenler için bir dizi tavsiyede de bulundu. Bunlar arasında insan hakları uygulamalarını uluslararası yasalar düzeyine çıkarması, zorunlu gözaltıları kaldırma, aileleri ve çocukları hapsetmeme ve gözaltındaki göçmenler için hukuki danışmanlık hizmeti başlatmak da bulunuyor. Ancak Bush yönetimi ya da Demokratik yasa yapıcıların problemleri düzeltmek için gerekenleri yapmama ihtimali de hayli yüksek. Açık olansa şu ki, ülkedeki göçmenler adına yapılması gereken birçok insan hakları ödevi var. Gelen seçim bunun için bir araç hizmeti görebilir ve BM’nin raporu bir taslak olarak kabul edilebilir. Çeviri: Barış Yıldırım |