|
Türkiye’nin Gündemi: Büyük Gözbağı Çözülürse… Kutsal İsyan’dan Kutsal İmece’ye (*) …bir zamanlar bozkırda / keman ile mandolin çaldılar kızlar / halay çektiler erkek arkadaşlarıyla / işliklerde dersliklerde şenliklerde çiçekliklerinde tarihin / elele kutsal imece… Varlık ÖZMENEK Türkiye’nin muhalefetsiz gündemi; “çılgın”lıklar ile “aptal”lıklar arasında sarkaçlanıyor, mekik dokuyor; gözbağı örüyor. Son yılların süper satışlı “Şu Çılgın Türkler” kitabı ile şu haber arasında: “Türbanı eleştiren İlhan Selçuk, Aziz Nesin'in tezini desteklemeye başladığını yazdı. Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk gündemdeki türban tartışmalarını değerlendirdi. Eleştirileri dozunu Aziz Nesin'e de gönderme yaparak artıran Selçuk, Aziz Nesin'in ‘Türklerin yüzde 60'ı aptaldır’ tezine inanmaya başladığını yazdı…” (Vatan gazetesi internet, 12.02.08) Söz konusu Selçuk’un yazısı pek basit, şöyle başlıyor:
”Ortalıkta tam bir hayhuy geçerli...”
Şöyle yine basit tamamlanıyor:
”Tesettür üniversiteli kızın başında değil, bizim kafamızda aklımızı örttüğünden, kendimize aptallıktan gayrı bir sıfat bulmak zor olacak... “ *** *** *** Bir parça şöyle olsaydı anlamlı olurdu: Süper satışlı “Şu Çılgın Türkler" kitabı (Turgut Özakman, Bilgi Yayınevi, ilk basımı Eylül 2005, İstanbul, TDK Türkçe Sözlük’ten: çılgın: Aşırı davranışlarda bulunan, deli, mecnun) müsamere tarihi… İle… Türkiye’nin saklı-sakıncalı, sessizlik ve ıssızlıklardaki ‘Çıvgın Türkler' uygarlık atılımı anıt yazılımı; “Bir Eğitim Devrimcisi İSMAİL HAKKI TONGUÇ Yaşamı, Öğretisi, Eylemi” (Engin Tonguç, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Yayınları, Üçüncü basım Ekim 2007, İzmir, TDK Türkçe Sözlük’ten: çıvgın: Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur. Ağaç sürgünü, filiz) tarihi… Arasındaki uçurum tartışılabilse Türkiye gündemi enerji kazanırdı. *** *** *** Dünyada enerji üretimi ve kaynakları; bütün zamanlarda olduğu gibi bugün de yerde ve gökte 1 numaralı sorun: Küresel savaşcıl sıkıntılar, sancılar, kıvrantılar, kaygılar… Ancak, bugün için bastırılmış, sindirilmiş yıldızlı 1 numaralı konu elbette: İnsan! İnsanlık. İnsan(lık) kaynakları. Eğitim ve insanın insanlaşmasından doğan ve doğacak olan yerde ve gökte göz kamaştırıcı insanî enerji, kültür, uygarlık sorunları: Evrensel birikimler, özlemler, yaratımlar… Türkiye’nin ‘derya içre olup deryayı bilmezler’ misali gündemi; özellikle bu yıldızlanmalardan, güneşlenmelerden, yakamozlardan ne kadar uzak. Hatta korkunç! Türkiye dünyada benzersiz bir enerji kaynağı deneyimi peşinde. Ne o? Geleneksel toplumsal korku kaynakları yaratımı, üretimi, işletimi; iç ve dış satımı! 100 yıldır: Yap, işlet, devret! Türkiye’nin ezelî gündemi, son arenada bu nedenle çölsel görünümlü. Ezici, tüketici zihniyet yüzeyselliğinde somutlanan egemen arkaik ‘Türk İslâm Sentezi’ silindiri altında çift korku reaktörü (Türban-Ergenekon) arasında onyıllardır-yüzyıllardır sürekli korku ekiyor, korku dikiyor, korku büyütüyor, korku üretiyor, korku tüketiyor. Ne biçecek? İşte ‘kördüğüm’ manzarasındaki Türkiye’nin bugünkü gündemi şaşkın ve şaşırtmalı; korkulu. Korkunç! Türban ile Ergenekon arasında. Aptallık ile çılgınlık arasında. *** *** *** Nasıl bir denklemdir bu? Yanıtı -ne yazık ki! korkusuz- vermek gerekiyor; Türkiye’nin oldum olası insanı kul’laştırmaya yatkın, toplumu sınıfsızlaştırmaya (enerjisizleştirmeye) dayalı geleneksel, ezici egemen zihniyet düzlemi; korkunç derin, dipsiz bir uygarlıksızlık tablosu köpürtüyor. Devrimsiz, devinimsiz, dipsiz, beklentisiz biteviye korku tüneli ve süreci… Türkiye’nin halk sözüyle “bulanık su derin görünür” misali aslında sığ ve her zaman kör bulanık gündeminde açık-saçık saklı en çarpıcı gerçek; siyasal ve sosyal tarihinde ‘gözle görülür, elle tutulur’ gerçekleşmeyi sağladığı tek somut uygarlık atılımı niteliğindeki eğitim devrimini tarihe gömmek, içine atmak gibi bir uygarlık ayıbı gerçekliği. Benzetme yerindeyse; elleriyle boğduğu atılımı cami avlusuna bırakmak gibi… *** *** *** Bir zamanlar Türkiye’de bir Kocabey, korkuya inat; “İnsan oğlunun kazanacağı en büyük zafer, korkuyu yenmesiyle elde edilecek zaferdir” (**) diye insanî isyan “Canlandırılacak Köy" ü yazmıştı, eylemini de gerçekleştirmişti. Nasıl bir insanî isyandı? Kızlar mandolin keman çalıp bozkırlarda, erkek arkadaşlarıyla halay çektiler. İşliklerde. Dersliklerde. Şenliklerde. Tarihin çiçek ören yerlerinde…(Yeniden İmece’nin kapaklarını gözünüzün önüne getirin: serap olmuş bir uygarlık görürsünüz.) Ben tanığıyım o uygarlığın. Türkiye nerelerde şimdi? Türkiye muhalefetsiz, isyansız. Korkuya boyunduruklu. Çürük. Medyası akıntılı. Türkiye’nin sorunu: uygarlık sorunu… Üçüncü boyutsuzluk, derin muhalefetsizlik kararttı Türkiye’yi… Çare: Tonguç’un emeği önünde saygı. “Şu Çılgın Türkler” in binde biri kadar alınıp, okunsa düşünülse ve elbette tartışılsa Tonguç kitabı… Uygarlık ayıplısı Türkiye gündemi uygarlanırdı ‘Çıvgın -rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur, ağaç sürgünü, filiz- Türkler’ ile… Şuraya yazalım yine: Bu uygarlık yüzleşmesi ve siyasallaşması yapılmadan bu gözbağı çözülmez. Gözbağı çözülünce, Hasan İzzettin Dinamo’nun "Kutsal İsyan” dediği Ulusal Kurtuluş’un doğal izleği olan Toplumsal Kurtuluş için çağdaş uygarlık yolunun ‘Kutsal İmece’ olduğu gerçeği gün yüzüne çıkacaktır. Toplum o zaman canlanacaktır… 13 Nisan 2008
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
---------------------------------------------------------------------------- (*) Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri Derneği’nin yayın organı (Üç aylık) Yeniden İmece dergisinin Şubat-Mart 2008, 18. sayısı için Ocak ayında kaleme alınmış ve yayımlanmıştır. (**) İsmail Hakkı Tonguç, Canlandırılacak Köy, Remzi Kitabevi, İstanbul 1947, s.653 |