|
Tarihi 1 Mayıs afişlerinden okumak Yüksel AKKAYA 1 Mayıs, Dünya’da dinsel bayramlardan sonra en çok kabul görmüş bir başka özel gündür. Bugün itibari ile yüzden fazla ülkede tatil kabul edilmiş, işçiler için “kutsal” bir gün olarak belleklerde yer edinmiştir. Ancak, 1 Mayıs’ın tarihi basit bir bayramlar, tatiller tarihi değildir. Yüz yılı aşkın geleneğinde 1 Mayıs’ın tarihi hem ülke tarihleri açısından, hem de dünya tarihi açısından çok önemli ipuçları verir: ülkeler bazında sınıf mücadelelerinin dönemeçleri, dünya bazında sosyalist kamp ile kapitalist kamp arasındaki gerilimleri 1 Mayıslar üzerinden okunabilir. Bu okuma için bize gerekli olan en önemli malzeme 1 Mayıslar ile ilgili “ikonografi”dir. 1 Mayısların simgesinde dönüşmüş olan bu ikonografiler ülke bazında zengin bir imge ve simge sunmaktadır bize. İşe Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ndeki (SSCB) 1 Mayıs afişleri ile başlayabiliriz. Ekim Devrimi ile II. Dünya savaşı yılları arasındaki afişler, önce kapitalist dünyaya bir meydan okumanın, sonra sanayileşme isteğinin, daha sonra da işçileşme sürecinin isteğini ortaya koyar. Fabrikalar, tüten fabrika bacaları, güçlü işçiler, şevkle ve neşe ile çalışan işçiler sık sık boy gösterir afişlerde. Bu dönem SSCB’nin işçi kıtlığı çektiği yıllardır da!.. Güçlü ve meydan okuyan bir ülkenin “inşa” edildiği de resmedilir 1 Mayıs afişlerinde.Olan ve olması gerekeni anlatan imge ve simgedir bu ikonografi. Savaş yıllarında ise afişlere asker imgeleri de girmeğe başlar. Sorun basit bir sanayileşme, toplumsal ve siyasal yeniden yapılanma sorunu değildir, açık bir savaş vardır, 1 Mayıs ve 1 Mayıs afişleri de bu açık savaşta yerini alacaktır. Savaş ertesi yıllarda ise imge yerini yeniden “sivil” kesime bırakır. Ancak, bu kez işçiler değil, toplum bir bütün olarak yer alır afişlerde. Kendine güveni artmış, “barış” içinde yaşamaya karar vermiş olan SSCB’nin afişlerine yansıyacak olan ise bu kez bir simge ve imge olarak barış güvercini ve “çiçek” demetleridir. 1959 1 Mayıs afişi bu açıdan bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. 1963 yılında ise ilk kez bir gülen çocuk resmi yer alır afişlerde. Bu geleceğe, umut ve güven ile bakmanın neşeli bir bakışı olduğu kadar, temennisidir de. 1973 1 Mayıs’ının afişi ise adeta bir “cennet” tasvir eder: ön fonda orak çekiç, arka fonda, fabrikaları ve bacalarını sarmalamış bir bahar coşkusu ile açmış çiçekler. Aynı hava, diğer “halk cumhuriyeti” ülkelerin 1 Mayıs afişlerinde de görülür. 1980’ler ise 1 Mayıs afişlerinde sık “barış” sözcüğünün yer aldığı yıllardır. SSCB bir “barış” fetişizmi yaşar adeta. Üstelik 1981’deki afişte ön fonda Lenin, arka fonda çeşitli dillerde “barış” kavramı olan bir afiştir bu!... izleyen yıllarda barışın simgesi olan güvercin ile çeşitli dillerdeki “barış” sözcüğü sık sık yer alacaktır 1 Mayıs afişlerinde. 1919 yılı 1 Mayıs afişinde Dünya’yı isteyenler, Dünya’da sosyalizmin kızıl bayrağını dalgalandırmak isteyenler, çözülüş yıllarına girilen 1980’lerde “barış” imge ve simgesini ön plana çıkaran ikonografi ile başka bir dünya tasavvur ettiklerini gösterdiler. SSCB çözülüp, tarihe karışırken 1 Mayıs afişleri üzerinden bakıldığında yol ayrımlarını daha net görmek de mümkün oluyor. Peki, Türkiye için durum nedir? Türkiye’deki 1 Mayıs afişleri ile ilgili zengin bir kaynak ne yazık ki elimizde yok. TÜSTAV yayını olan 1 Mayıs afişleri ile ilgili “derleme” ise ne yazık ki oldukça daraltılmış durumda. Yine de tarihsel evrim açısından bize bir ipucu veriyor. Ne yazık ki Türkiye 1 Mayısları sorunlu. 1930’lu yılların ortasında 1 Mayıs resmi tatil günü ilan edilmesine rağmen bu tarihten 1976 yılına kadar yaklaşık kırk yıl 1 Mayıs kutlanmaz! Böyle olduğu için de 1 Mayıs üzerinden Türkiye tarihini anlamak anlamsız kalır! Yirminci yüzyılın başındaki “istisnai” 1 Mayıs kutlamalarını da “atladığımızda” geriye analiz için 1976-2007’yi kapsayan otuz yıllık bir tarih kalır. 1961 yılında TİP, 1967 yılında DİSK kurulmuş olmasına rağmen, 1 Mayıs “sürpriz” bir şekilde 1976 yılında kutlanmaya başlanır! 1976 yılına kadar 1 Mayıs’ı kutlamak ne TİP’in ne de DİSK’in aklına gelmiştir! 1976 yılı TKP’nin “atılım” yılıdır da!.. 1976-1980 DİSK’in 1 Mayıs afişlerine “SSCB 1 Mayıs Afiş Politikasının” izlerinin yansıması anlamlıdır. 12 Eylül’den önceki bu kısa 4-5 yıllık 1 Mayıs tarihi, bir kez daha uzun sayılacak kesintiye uğrar. 1986 yılında kapalı salonlarda başlayan 1 Mayıs “kutlamaları” izleyen yıllarda radikal/devrimci sol hareketler ile sokağa meydanlara taşınmaya çalışılır. 1 Mayıs afişlerine bu zorlu sürecin izleri düşer. 1990’lı yıllar ise DİSK ve KESK ile bağlı sendikaların da 1 Mayıs kutlamalarında yer aldıkları bir dönem olur. Yaklaşık 10 yıllık bu tarih ise güncel sorunlar ve talepler üzerinden yükselen, radikallikten uzak bir 1 Mayıs afiş ikonografisini sunar bize. Türkiye tarihi ile 1 Mayıs tarihi sınıf mücadelelerinin eşikleri açısından örtüşür. 1 Mayıs afişleri Türkiye’deki sınıf mücadelesinin boyutunu olduğu kadar isteğini de yansıtır. Ne yazık ki bu isteği olumlu anlamda yansıtan ikonografik imge ve simgelerin dünyası olan afişlerin sayısı çok da fazla değildir. SSCB’de olduğu kadar Türkiye’de de 1 Mayıs afişleri 1 Mayıs’ın anlamlarını bize yansıtır. Bir mücadeleyi, umudu, olması gerekeni yansıtan afişlerden rutin 1 Mayıs törenleri kutlamalarını yansıtan afişlere geçiş, sınıf adına mücadele edenlerin halet-i ruhiyesini yansıtan afişlerdir de. Devrim isteğinden kapitalizmin aşırılıklarına karşı savunma refleksidir bu halet-i ruhiye; ve, bilinmelidir ki pek de hayırlı değildir!... 27 Nisan 2008 |