|
Şiir / İsmet ALICI Şiirin erinçliği Tül eldivenlerle sarıyorum sizi sözcüklerin büyüsü bu Tatlı rüyalar için daha hırsla sallayın baltayı Bir ırmak diyelim ona Yedi kat yerden yedi kat göğe Ufku gösteren anka kuşu Ekmek, şarap, müzik Demirin tok sesi Dik tutan başımızı neyse Şiir odur. Sabahlarımızın balı sütü Aşka yazılmış kasımpatıları Şiir bir şey anlatmaz diyen Bilmez dizlerimizde ki erinçliği Eylül Önce Pamukları geldi kavakların tozu toprağın sonra rüzgarda yalpalayan bulutlar yuvalarına kaçtı böcekler kasırgadan evvel Şimdi Çiçeklerimizin yaprakları Pencerelerimize çarpıyor. Keklik pınarı Erguvan ağaçları… leylaklar kanlanmış kiraz Su itinin kuyruğu hava da Ne hoş! Keklik pınarı Eşekten inmeyen kambur kalır. Süper market çocuğu Televizyonla kişner Cacık, komposto bilmez Kola işer ‘özgür zeka’ fabrikasyon bunlar Ne desen kıkırdar Süper market çocuğu * * * * Buyur! böçekler mezarlığından en taze çiçek şaşırma! Dışkı organlarıyla Çiftleşir insan * Kemirgen hayvanın bellidir yasası duvarını delecek kilerin uyuşturup emecek kanımızı * Tavşanların oynaştığı ovada yılan yeşil dala benzer İsmet ALICI |