| Kontörlü tuvalet: Tuvalet Takip Sistemi |
|
|
|
Yüksel AKKAYA
Kapitalizmin ilk dönemleri insanı insanlıktan çıkaran, atölye, fabrika denen hapishanelere kapatan, işçi mahkum yaratma dönemidir. Bu ilk aşamada başarılı olan kapitalizm daha sonra işçileştirilen işçilerin iş ve zaman üzerindeki iktidarını kırıp, egemenliği ele geçirmeğe çalışmıştır. Yönetim teknikleri, emek-üretim süreçlerindeki yenilikler işçi üzerinde kontrolü sağlamak, iktidarı pekiştirmek için "bilim"e havale edilmiş, işletme, psikoloji gibi disiplinler altında işçilerin üretkenlik, verimlilik adına nasıl etkin çalıştırılacağı, disiplin altına alınacağı, kontrol edileceği araştırılmıştır. Bunda da başarılı olduktan sonra bu kez işçiye boş zaman bırakmamak için çalışmalar sürdürülmüştür. İş süreçleriyle, sigara içme yasağının genişletilmesiyle, işçinin boş zaman alanın daraltılmasının yetmediği anlaşılmıştır. Fethedilecek bir alan daha vardır. Tuvalet! İşçinin tuvalette geçirdiği süre kapitalizm için çok önemli bir sorun olmaya başlamıştır. Zaten işçileşerek özgür insan kimliğini kaybedenler, şimdi işyeri denen hapishanelerde bir de tuvalet takip sistemleri ile bir daha kontrol altına alınmakta; kimliksizleştirilmeye, kişiliksizleştirilmeğe, doğadaki tuvaletini istediği zaman, istediği kadar yapan her hangi bir hayvandan daha da değersizleştirilmeğe çalışılmaktadır. İş ve zaman üzerinde kontrolünü kaybeden özgür insan kimliğinden çoktan uzaklaşmış olan işyeri mahkumları "işçiler" (evet, tırnak içinde işçi, artık bu tuvalet takip sistemi altında çalışana işçi demek de zordur!) bunu hak etmekte midir? Kuşkusuz bu soru "işçiler" kadar onların örgütlerini de, sendikal/siyasal ilgilendirmektedir. Ne zalim bir şey olduğunu anlatmak için tuvalet takip sistemini yorumsuz aktaracağım: "İş yerlerinde patronların ve yöneticilerin hedefleri arasında personelini mesai saatleri içerisinde maksimum performansla çalıştırılması ve azami verim sağlanmasıdır. Bu hedefler personelin işine zamanında girip zamanında çıkması ile başlar. Zaten birçok işletmede Personel devam kontrol sistemi mevcuttur. Giriş ve çıkışlar bir şekilde kayıt altına alınabilir peki içeride bulunduğu zaman ve özellikle tuvalette kaybettiği vakit ! Örneğin 100 personeliniz var ; Her personel günde 20 dakika ekstra olarak tuvalette vakit harcıyor diyelim. 22 iş günü ile çarpalım 22 x 2.000 = 44.000 dakika Saate çevirirsek 733 saat yapar Ortalama personellerin saatlik ücretinin 3 YTL olduğunu varsayalım. 733 x 3 TL = 2.199 YTL Hesap ortada ; aylık 2.199 YTL işçilerin hakları olmadan sizden aldıkları zamanın para olarak size geri dönüşümü.Bu sadece işçilik maliyetinden geri aldıklarınız buna bağlı olarak ta personelin gereksiz tuvalet kullanımıyla beraber iş üretmediği için sizi üretim zararına sokar bu sistem aracılığı ile üretim zararınızı da minimuma indirmiş olacaksınız. Günümüzde Ürünlerin satış fiyatlarının düşmesi ile kar oranları da düşmüş, bir çok işletme talebi zamanında yetiştiremediği için dekont cezaları ödemek zorunda kalmıştır. Gelin sizde tuvalet sınırlandırma sisteminizi kurun ve zarardan kurtulun çünkü zararın neresinden dönerseniz kardasınız ! Tuvalet takip sisteminin çok talep görmesi vesilesi ile sistemin fiyatları oldukça ucuzlamış olup sistem kendisini yaklaşık 1-2 ayda amorti etmektedir. Personelin mesai saatleri içerisinde tuvalete gitmek bahanesi ile sigara içmesi, arkadaşları ile muhabbet etmesi ve işten kaytarmasını engelleyerek çalışma saatlerinin verimli geçirilmesini sağlamak.
Hapishanelerde bile uygulanmayan bir sistemin işyerlerinde uygulanması kuşkusuz çok anlamlıdır. Tuvalet Takip Sistemi ile ilgili haber Hürriyet'te yayınlandıktan sonra okuyucu-yorumculardan bu habere 111 yorum yazıldı. Bu haberi olumlayan yorumlar olması düşündürücü olmanın ötesindedir! "Osman Karataş, 16.03.09 11:02:04: bence doğru bir uygulama. Özellikle kadınlar tuvalete gittiler mi? 30dk.dan önce çıkmıyorlar.." "ümit bilgiçataç, 16.03.09 11:07:30: BİZDE ‘ZAMANA VE DAKİKLİĞE', GENELLİKLE HİÇ ÖNEM VERME DİSİPLİNİ VE KAFA YAPISI MEVCUT OLMADIĞINDAN, ÇOĞU KİŞİ BU HABERDEKİ YÖNTEME BELKİ DEE, ‘YUH YAHU', DİYECEK... AMA, BİR KUŞ OLUP DA, ÇOĞU RESMİ DAİRELERİMİZDE ÇALIŞANLARI GÖZLEYEBİLSELERDİ, ‘KAYTARILAN SÜRELERİ' İBRETLE FARK EDİP, DOĞRU BULACAKLARDIR!!! "HASAN GAŞ, 16.03.09 11:09:09: bunlar bazı yüzsüz kaytarmacı iş aylaklığı gökenler yüzünden oluyor" İnsanın doğal bir biyolojik gereksinimi olan bir "faaliyet" için ortaya çıkıp, "eğitim hakkı", "sağlık hakkı" hatta "su hakkı"ndan sonra bir de "Tuvalet hakkı" talebinde bulunmak aslında insanlığın sonunun geldiğinin göstergesinden başka bir şey değildir. Bundan daha büyük barbarlık olmaz. 1 Nisan 2009
|







