| İttihatçının gözünden hiçbir şey kaçmaz! |
|
|
|
Yazarımız Sait Çetinoğlu, titiz araştırmacılığının sonucunda ortaya çıkardığı belgeleri Mavi Defter okurlarıyla paylaşmaya devam ediyor. Bu kez konu, katledilen, ölüm yolculuğuna çıkarılan Ermenilerin karşılaştıkları aşağılamalardan bir örnek üzerine... Okuyalım...Sait ÇETİNOĞLU
İttihatçıların tehcir adı altındaki ölüm yolculuğundan kurtulabilmenin bir şartı da Ermenilerin ihtida* etmesiydi. İlk dönemde ihtida edenler tehcirden muaf tutuldular, lakin ihtida edenlerin çoğalması üzerine ihtida edenler de tehcir edilerek ölüm yolcuğuna çıkmaktan kurtulamadılar. Bolu mutasarrıfı Mustafa'nın Dahiliye vekaletine yazdığı 6 Mart 334 tarihli yazıdan Ermenilerin ihtida ettiklerini ifade etmelerinin yeterli olmadığı görülmektedir. Mühtedinin ayrıca muayeneden geçirildiğini Bolu mutasarrıfının yazısından anlıyoruz. Bayburtlu Antranikoğlu Kirakos'un durumu sağlık müdürlüğünde şüpheli (!) görülmesi üzerine muayene edilerek sünnet olmadığı görüldüğünden ihtidası kabul edilmeyerek tehcir edilmiştir. İttihatçı durumu tespit edebilmek için kişinin en mahrem yerlerini kontrol etmekten çekinmez. Bugün de süren sünnetli- sünnetsiz hezeyanı ve Gayrimüslimlere karşı herhangi bir olayda (6/7 Eylül gibi) elde ustura ile icrai faaliyet edilmesi, etkisiz hale getirilen PKK militanlarının ve Maraş'ta katlettiklerinin hemen orasına bakılması bu gelenekten olsa gerektir. Şunu da ilave edelim ki: Hıristiyanlık dininde sünnet olmak veya olmamak diye bir şerh yoktur, bu operasyon kişinin iradesine bırakılmıştır. Tıbbi bir ihtiyaç olursa, sünnet olmak veya olmamak tamamen kişinin kendi kararıdır. Hatta İsa da Yahudi olarak dünyaya geldiğine göre bir hafta içinde sünnet edilmiştir. Belgeyi paylaştığım Ermeni dostum, durumu şöyle özetler: "Be adam, iple bağlayacağına sünnet olsan ne yazar, milliyetin veya dinin mi değişir?" 15 Mayıs 2009 İhtida: Başka bir dinden çıkıp Müslüman olma. Yazıda bahsi geçen belgeyi büyük boyda görmek için aşağıdaki fotoğrafın üzerine tıklayınız.
Belgeyi bilgisayarınıza indirmek için, buraya ya da aşağıdaki fotoğrafın üzerine sağ tıkladıktan sonra "Hedefi Farklı Kaydet"i seçiniz. BELGENİN TÜRKÇE ÇEVİRİSİ Dahiliye Nezaret-i celîlesi cânib-i sâmîsine Mar'rûz-ı çaker-i kemînelerdir. Bayburd'un hayme-nişîn taifesinden ve Ermeni milletinden iken ahvâl-i hazıra dolayısıyla bundan üç sene evvel birçok yerlerde dolaşa dolaşa nihayet Bolu'ya gelerek kalmış olan ve şimdiye kadar kalburculukla te'mîn-i maişet eden Antranik oğlu Kirakos imzasıyla verilen istidâda maa-aile din-i mübîn-i İslâm'ı kabul ve evvelce hitanı da icra kılınmış olduğu cihetle muamele-i şerriye ve nizamiyyenin icrası istirham olunmuş ve lede'l-havale Sıhhiye Müdiriyet'nden yazılar denkenarda merkumun ahvali dai-i şübhe görülerek muayene-i amîka neticesinde alet-i tenasüliyesinin ucunu iplikle sıkarak sünnet halini aldırdığı ve iplik kat ‘edildiğinden tamamiyle sünnetsiz olduğu tezahür etmiş olduğu beyan olunmuş ve merkumun hile isti'maliyle kendisini Müslüman göstermek istemesi ve kendisinin dai-i şübhe kesandan ve komitecilik amâline hâdim aletlerden olduğu acizlerince anlaşılmış ve bunun bu haliyle ihdidasının kabulü atiyyen de mahzuru dâî bulunmuş ve bu miyanda Sivas'ın Gürün karyesinden buraya gelen ve hancılıkla te'mîn-i maişet eden Kifrok isminde birisi daha mevcud olup bu şahsında ahvâl-i dâi-i şübhe görülmüş olmakla bunların mevrudlarına iadesi elzem göründüğünden merkuminin bu suretle i'zamlarına müsaade buyurulması bâbında emrü ferman hazret-i veliyyül-emridir. 6 Mart 334 Bolu Mutasarrıfı Mustafa
|








