|
Emperyalizm ve yerli sermayece halkına karşı kıyıcı bir psikolojik savaş aygıtı olarak örgütlendirilmiş kurumların son tertibi "Eylem Planı" duvara toslamış görünüyor. Başına "çuval geçirilmiş" gibi; çuvallamış durumda militarizmin "Gladio kolu"nun eskimiş-yıpranmış yanı. Psikolojik savaş operasyonları egemenlik sisteminin kimi unsurlarını hedef aldığı için bu sefer ciddi tepkiler sistemin içinden kaynaklandı ve dolayısıyla da etkili olmakta. Psikolojik Savaş'ın, olağan hedefleri olan emekçiler, devrimciler, ezilen halklar gibi unsurların dışına taşıp, emperyalizmin de doğrudan müdahil oduğu "iktidar ve rant kavgası"nın uzantısı olarak, sermaye düzeninin asli unsurlarının bir bölümüne yönelmesi, işleri karıştırdı elbette. Halk güçlerine karşı emperyalizmin tetikçiliğinde omuz omuza vuruşan blok da, ideologlarıyla, üniversiteleri, medyası, politik partileri ve öteki kurumlarıyla, içerden çatladı böylece. Kriz, böyle gelişmekte...
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Filistin'de ya da Kürdistan'da kan ve silahla, inkar ve imhayla çözüm bulamayanlar şimdi hizmetlilerinden yeni yöntemler denemelerini istiyorlar.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bugünlerde NATO'nun kuruluşunun 60. yılı kutlanıyor ve protesto ediliyor. Bu etkinlikler, aynı zamanda, zalimler ve mazlumlar bakımından birer hesap kesme işlemi de. Böyle bir zamanda Türkiye'nin NATO üyeliğinin sonuçlarının da bir muhasebesini yapmak gerek.
|
|
Devamını oku...
|
|
Dünya ekonomik krizinin kendi özel krizine eklemlendiği Türkiye'de, yerel seçim de kendi yeni gürbüz krizlerini doğurdu. Seçimler, kriz doğurdu, üçüz doğurdu.
|
|
Devamını oku...
|
|
NATO 60 yaşına girdi. Kimileri, herhalde değişiklik olsun diye, bir defalığına, yıldönümünü şampanya patlatarak kutlayacak. Kimileri de, başta Strazburg olmak üzere, üye ülkelerin çeşitli kentlerinde, protesto yürüyüşleriyle karşılayacaklar bu uğursuz günü. Mavi Defter okurlarına bizim doğum gününe ilişkin hediyemiz de bir "NATO değerlendirmesi" olsun.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazarımız Haluk GERGER, Siyonist İsrail'in Gazze katliamını değerlendirdi: "İşgal ettiği Filistin topraklarındaki kadim direngenliğiyle kuşatılmış Siyonizm, etrafındaki kendi yarattığı ateş çemberinden ancak gözü dönmüş şiddet çılgınlığıyla çıkmanın yolunu arıyor. İçine düştüğü umarsızlık, tutsak düştüğü ideolojik sapkınlık, müptela olduğu şiddet, genlerine yerleşmiş ırkçılık ve militarizm ile çözümsüzlük bataklığında çırpınıyor. İradesine hükmedemez hale geldiğinde, son bir çırpınışla, bir halkı yok etmeye yöneliyor. Giderek, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hedef peşinde koşarak, savaşı politik özünden kopartıp toplu kıyıma, soykırıma dönüştürüyor. Bu arada, ateş çemberinde tutsak kalmış akrep gibi, kendi çılgınlığında kendini tüketiyor."
|
|
Devamını oku...
|
|
Uluslararası finans krizi, Obama’nın seçilmesi, emperyalistlerarası çelişkilerin aldığı boyut, neoliberalizm… Yazarımız Haluk Gerger, bütünlüklü bir portre çiziyor, bugünün dünyasını ve gelecekte yaşanacakları anlamak için bize önemli ipuçları veriyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Geçenlerde Vecdi Gönül öyle bir laf etti ki, bugüne dek süregelen şoven-militarist geleneğin zihniyetini apaçık ortaya koydu: “Mübadele ve Ermeni Tehciri olmasaydı milli devleti kuramazdık.” Yazarımız Haluk GERGER de, bu çok önemli yazısında, ‘Milli Devlet’in kuruluşundaki iktisadi-politik kaynakları inceliyor, çarpıcı örnekler ve alıntılarla “Kemalist modernleşme” iddialarının tarihsel-ideolojik temellerini, Kürt Sorunu bağlamında değerlendiriyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Devrim asıl anlamını bulduğu olguyla, insani varoluşun bu en yaman çelişkisinin yarattığı kördüğümün parçalanmasıyla ilintili ele alınmalı. Varoluşun, geleceğin, insanın özünün gizi burada saklı. Devrim, proletarya diktatörlüğü, sosyalizm, sınıfsız toplum komünizm, hepsi, anlamını bu kritik noktada buluyor. Proleter devrimin ayırt edici özü, insanlıkla bağlantısı, insani kurtuluşla ilişkisi, nihayet “doğal bir hak,” “ertelenemez bir ihtiyaç” oluşu buradan kaynaklanıyor. Maddi zemini bu... |
|
Devamını oku...
|
|
Haluk GERGER, ‘sol liberaller’den sonra şimdi de ‘sol Kemalistler’i yazıyor. Düzenin hem ‘sağ’ına hem ‘sol’una vurmak, “ikiz kardeşleri” boş bırakmamak için… |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 3 |