|
Yazarımız Haluk Yurtsever, bu yazısında, Ortadoğu'dan Afganistan ve Pakistan'a uzanan kaotik siyaset coğrafyasındaki gelişmeler üzerine notlar düşüyor, bize "ne krizin göründüğü/gösterildiği gibi seyrettiği, ne de dünya siyasetinin barışçıl bir evreden geçtiği" yalanına inanmamamız gerektiğini söylüyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
1 Mayıs 2009, bu topraklardaki emekçi-devrimci birikimin çetin mücadelelerle, proleter direngenlikle kazandığı siyasal etkinin kendini duyurduğu bir gün oldu. 1 Mayıs 2009'un en önemli toplumsal-siyasal kazanımı, en başta emekçilere, devrimcilere ama aynı zamanda tüm topluma emeğin ve sosyalizmin kendisinin olanı yeniden kazanmak için ortaya koyduğu devrimci ayak diremenin haklılığını, meşruluğunu ve siyasal gücünü göstermiş, başardıklarıyla ve eksikleriyle kapitalizmin büyük ve sistemik krizinin emekçi halkımıza işsizlik, yoksulluk, daha yoğun sömürü dayattığı yeni dönemin görevlerine işaret etmiş olmasıdır.
|
|
Devamını oku...
|
|
29 Mart seçimlerini olağan bir yerel seçimin ötesinde önemli kılan birden çok "dış" ve "iç" neden var.
|
|
Devamını oku...
|
|
Kaotik bir evrede, doğru bir durum çözümlemesi yaparak, toz bulutları arasındaki gerçek eğilim ve ilişkileri seçmek, gelişmenin yönünü kavramak, güçleri buna göre seferber etmek devrimci amaç ve eylemlilik açısından kritik önemdedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
"Bugün hegemonyadaki içerik değişikliğinin temelinde sermayenin ulus devletleri aşan hareketi var. Bu, devletin ortadan kalkması, buharlaşması, devreden çıkması anlamına gelmiyor. Tersine, kimi alanlarda daha da güçlenen devletlerin, tekelci sermayenin, dünya mali oligarşisinin istek ve çıkarlarına tâbi olduğu, bu çizgide yeniden yapılanmakta olduğu anlamına geliyor."
|
|
Devamını oku...
|
|
Dünya bugün nesnel koşul ve olanaklar bakımından yeni bir uygarlığa, komünizme her zamankinden daha yakın, öznel koşullar yani devrimci sınıfsal-siyasal öznelerin durumu açısından ise ne yazık ki uzak durumdadır. Sorumluluğumuz ikinci öğede sıçrama gerçekleştirerek uzağı yakın yapmaktır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Haluk Yurtsever, krizle birlikte artan emperyalistler arası hegemonya ve paylaşım sorunlarını değerlendiriyor. Geçen sayımızdaki yazısında dünyanın süper emperyalizme değil, emperyalist savaşlara gittiğini vurgulayan Yurtsever, bu yazısında da somut olgular üzerinden analizini sürdürüyor, derinleştiriyor
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazarımız Haluk YURTSEVER, olgunlaşmakta olan dünya ekonomik krizini, değişik açılardan incelemeye devam ediyor. Bu yazıda da emperyalist-kapitalist sistemin bugünkü durumunu ve nereye evrileceğini tartışmaya açıyor. Ve şunu dile getiriyor: “Dünya süper emperyalizme doğru değil savaşlara doğru yol alıyor.” |
|
Devamını oku...
|
|
Yazarımız Haluk YURTSEVER, ABD’de başlayan mali krizi, dünya ve ABD ekonomisinden somut verilerle değerlendiriyor, biriken sorulara yanıt arıyor: Bu kriz atlatılabilir mi? ABD ekonomisinin şu anki durumu ne? 1929 benzeri bir süreç mi yaşanıyor? Krizin Türkiye’ye nasıl yansıyacak? |
|
Devamını oku...
|
|
ABD, 5 Kasım 2007 itibariyle; AKP ile Genelkurmay’ı hem kendi Ortadoğu stratejisine bağlamış, hem de bu iki odak arasında uzlaşma sağlamıştır. Uzlaşma, çelişkilerin ve çatışmaların yok edilmesi anlamına gelmemekte, mevzi savaşları yeni biçimlerde sürmektedir. Ama sınırlar çizilmiştir. Bütün atlara oynayan ve hiçbir durumda kaybetmeyecek olan şimdilik ABD’dir. AKP ve TSK, birlikte ve ayrı ayrı ABD karşısında bugün dünden daha güçsüz, ABD’ye dünden daha muhtaç ve mahkûm durumdalar. Büyük bir bilgi kirliliği ve karmaşa içinde Türkiye, ABD hedeflerine uygun bir kıvama getirilmekte, çıkıntılıklar düzlenmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 2 |