|
Son Adana Altın Koza Film Festivali, sinemamızda bir tabunun kırılmasına vesile oldu. Öyle böyle değil, sahiden devrim gibi bir şey: Yarışma bölümüne kabul edilmesi yapımcılarımızı hayli huzursuz eden "İki Dil Bir Bavul", sadece yarışmakla kalmadı, öteki filmlere fark atarak festivalin en büyük ödüllerine de ortak oluverdi. Bir belgeselin kurmaca filmlerle aynı terazide tartılmasına şiddetle karşı çıkan sinemacıların korktuğu bu muydu, kestirmek zor; ama iki genç belgeselcinin üç yılını vererek tamamladığı, izleyen herkesin gönlünü kazanan bir film, durması gereken yerde durmadı ve kurmaca filmlerin klimalı VIP salonuna dalıverdi işte.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Epey zamandır üzerinde çalıştığımız İstanbul filmimiz nihayet bitti. Attacafa ve Tribu adlı iki kültür organizasyonunun desteğiyle ayarlanan ve Roubaix'deki CRRAV (Le Centre Régional de Ressources Audiovisuelles) stüdyosunda gerçekleşen ses miksajı biter bitmez, film Fransa'da bir dizi gösterimle seyirci önüne çıktı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Kahire'den yola çıktığımızda, Gazze'ye girmek Ay'a ayak basmak kadar zor gözüküyordu. Sınırı aşıp alabildiğine sarsıcı bir hafta geçirdikten sonra, bu kez orayı geride bırakıp rutin yaşama dönmek dünyanın en zor işiydi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Birbirine sadece 3 km uzaklıkta bulunan Gazze (Filistin) ve Sderot (İsrail) arasında sinema üzerinden küçük bir köprü kurulmuştu. Sınırın iki tarafındaki insanlar gündelik yaşamlarını, dertlerini, ümitlerini anlatıyor, bu yolla birbirini anlamaya çalışıyordu. Ta ki savaş makinası harekete geçene kadar...
|
|
Devamını oku...
|
|
Dünyanın en büyük belgesel festivali IDFA'da bu yıl gösterilen pek çok film, bir kez daha şunu kanıtladı: 1. Sinemada kurmaca ile belgesel türleri arasındaki makas giderek kapanıyor. 2. En etkileyici filmler, birilerine kulak veren ve onları can kulağıyla dinleyen yönetmenlerden geliyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazarımız Necati Sönmez, bu kez festival yollarına düşmedi. Oturdu evinde, yazdı yazısını. İyi de yaptı, işkembe-i kübradan atan, kahvehane geyiği düzeyinde yargılarla belden aşağı vuran "gazete yazıcılarının" sinema üzerine yazdıkları yazıları değerlendirdi. Ortaya çıkan sonuç aşağıda...
|
|
Devamını oku...
|
|
Çok gezen, çok gören çalışkan yazarımız Necati SÖNMEZ, bu kez Kahire’den bildiriyor. İsmailiye Belgesel ve Kısa Film Festivali için Mısır yollarına düşen Sönmez, Filistin halkının yaşamına dair notlar düşüyor Mavi Defter sayfalarına. |
|
Devamını oku...
|
|
Balkanlarda bugün savaş durumu yok. Ama barışın varlığından söz etmek hiç kolay değil… Bosna’dan Hırvanistan’a, Sırbistan’dan Slovenya’ya milliyetçi ve aşırı sağcı hareketler cirit atıyor. Faşizm, maske takmaya gerek duymadan her yere tabela asıyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Piyasa filmleri sinemayı devasa bir çöle dönüştürürken, sinema yazarları yeni vahalar aramaya neden bu kadar gönülsüz? İşin şaşırtıcı yanı, izleyici kitlesinin bu konuda medyanın bir hayli önünde seyrediyor olması. |
|
Devamını oku...
|
|
Dimitri Eipides’in önayak olmasıyla Selanik Film Festivali’nin içinden doğan ve kısa sürede Avrupa’daki belgesel festivalleri içinde önemli bir yer edinen Selanik Belgesel Festivali, 7-16 Mart 2008 tarihleri arasında 10’uncu yılını kutladı bu yıl. Nitelikli seçkisi kadar yan etkinlikleri, sinema dersleri, panelleri, seyirciyle sinemacıları kaynaştıran yönetmen söyleşileri ile dolu dolu geçen, yaratıcı belgeselle piyasa işi yapımlar arasında hassas bir denge tutturmaya çalışan, market bölümü ile işin ticari boyutuna da el atan derli toplu bir organizasyon… |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 2 |